Menü Kapat

さあ

Anlamı
1( gel, şimdi gel, hadi canım! , acele et! , çabuk ol! , haydi! [bağlaç, ünlem]
2) kim bilir, bilmiyorum
3) pekala, peki, bakalım, düşünelim, görelim (şaşkınlık veya sürpriz ifade edildiğinde)
4) o konuya gelince, yani, işte, gördün mü?, anladığın gibi

Meaning
1) come, come now, come along, go on, hurry up [conjunction, interjection]
2) well, who knows, I don’t know…, uh, hmm
3) well now, let’s see, there we go, all right (said when surprised or happy)
4) about that, you see

べく

Anlamı
1) amacı ile, olması için, diye, için, -mek için/-mak için, -mek amacıyla, gayesiyle [yardımcı fiil, bağlaç]
2) -meli, -malı (gereklilik, şart anlamı) [yardımcı, son ek]

Meaning
1) in order to, for the purpose of [auxiliary verb, conjunction]
2) must, should [auxiliary, suffix]

Anlamı
1) -de, -da [edat]
2) -diği zaman, -iken
3) ile, vasıtasıyla
4) ve sonra, böylece [bağlaç]
5) ve, ile [yardımcı]
6) bırak da sana söyleyeyim, haberin yok mu? [Kansai ağzı, edat]

Meaning
1) at, in [particle]
2) at, when
3) by, with
4) and then, so [conjunction]
5) and, then [auxiliary]
6) let me tell you, don’t you know [Kansai-ben, particle]

なら

Anlamı
1) eğer, ise, şayet, durumunda, (-dığı) takdirde (Bazen varsayılan koşaç だ ve なり gibi bir edat olarak kullanılır. ) [yardımcı]
2) ise, derseniz, sorarsanız, (bana) gelince (Anlamı なら ile sınırlı.)
3) öyleyse, eğer öyleyse, söylenenler doğruysa, hal böyleyse [konuşma dili, kısaltma, bağlaç]
4) eğer mümkünse, mümkünse, mümkün olursa, koşullar izin verirse (Anlamı ならば ile sınırlı.)

Meaning
1) if, in case, if it is the case that, if it is true that (hypothetical form of the copula だ, from なり and sometimes classed as a particle) [auxiliary]
2) as for, on the topic of (Meaning restricted to なら)
3) if that’s the case, if so, that being the case [colloquialism, abbreviation, conjunction]
4) if possible, if circumstances allow (Meaning restricted to ならば)

Anlamı
1) ilk önce, evvela, en önce, ilk olarak, öncelikle [zarfsal isim]
2) bununla birlikte, yine de, buna rağmen [bağlaç]
3) başlangıç (no edatı alabilir.) [isim]

Meaning
1) in the first place, to begin with, from the start, originally, ab initio [adverbial noun]
2) after all, anyway, actually, well, …, … on earth (e.g. “what on earth?”), … in the world (e.g. “why in the world?”) [conjunction]
3) beginning, start (May take the particle ‘no’) [noun]

その他

Anlamı
1) vs., vesaire, vb., ve benzeri, geri kalan, bunun dışında, başkaca, falan, filan [bağlaç, zarfsal isim]

Meaning
1) etc., otherwise, besides, in addition, the rest, the others, and so forth [conjunction, adverbial noun]

その上

Anlamı
1) ayrıca, bundan başka, ilaveten, bir de [bağlaç, zarfsal isim]
2) üstünde, üstüne, üstelik, yanı sıra

Meaning
1) in addition, furthermore [conjunction, adverbial noun]
2) above (which), on top of (which)

でも

Anlamı
1) ama, bununla birlikte, ancak [bağlaç]
2) hatta, bile [edat]
3) ama, bununla birlikte, olsa bile, rağmen, her nasıl olursa olsun, her ne şekilde
4) … veya falan
5) ya … veya … , ne … ne de …
6) sahte, yalancı, sadece sözde/ lafta [ön ek]
7) yapacak daha iyi şeyler olmadığı için

Meaning
1) but, however, though, nevertheless, still, yet, even so, also, as well [conjunction]
2) even [particle]
3) however, no matter how, even if, even though
4) … or something
5) either … or …, neither … nor …
6) pseudo-, quack, in-name-only [prefix]
7) for lack of anything better to do