Menü Kapat

引く

Anlamı
1) çekmek, kuvvetle çekmek [godan fiili, geçişli fiil]
2) (dikkat/ilgi) çekmek, cezbetmek
3) geri çekmek (el, mide, çene vs.)
4) (oyun kartı) çekmek
5) (çizgi) çekmek, (plan) çizmek
6) (bir hastalığa) yakalanmak
7) çalmak (çalgı/müzik)
8) aramak, arayıp bulmak (sözlük, ansiklopedi, araştırma)
9) (araç) çekmek (özellikle 牽く)
10) çıkarmak, hesaptan düşmek
11) geri çekilmek
12) (-den) miras kalmak, -e (-den) kalmak (özellik)
13) alıntılamak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek
14) (su/gaz vb.) doldurmak, (kalorifer, elektrik v.b.) tesisatı döşemek, (bilgisayar v.b. sistemi) kurmak, (birinin ihtiyacını, su vb.) karşılamak
15) (not vs.) tutmak
16) (merhem, ruj vb.) sürmek
17) geri gitmek, geri çekilmek [godan fiili, geçişsiz fiil]
18) azal(t)mak, noksanlaş(tır)mak, eksil(t)mek, ufal(t)mak, küçül(t)mek
19) istifa etmek, (işten) ayrılmak, çekilmek

Meaning
1) to pull, to tug, to lead (e.g. a horse) [godan verb, transitive verb]
2) to draw (attention, sympathy, etc.), to attract (e.g. interest)
3) to draw back (e.g. one’s hand), to draw in (one’s chin, stomach, etc.), to pull in
4) to draw (a card, mahjong tile, etc.)
5) to draw (a line, plan, etc.)
6) to catch (a cold)
7) to play (a stringed or keyboard instrument)
8) to look up (e.g. a dictionary), to consult
9) to haul, to pull (vehicles) (esp. 牽く)
10) to subtract, to deduct
11) to recede, to ebb, to fade
12) to be descend from, to inherit (a characteristic)
13) to quote, to cite, to raise (as evidence)
14) to lay on (electricity, gas, etc.), to install (e.g. a telephone), to supply (e.g. water)
15) to hold (e.g. a note)
16) to apply (e.g. lipstick), to oil (e.g. a pan), to wax (e.g. a floor)
17) to move back, to draw back, to recede [godan verb, intransitive verb]
18) to lessen, to subside, to ebb
19) to resign, to retire, to quit

艶めく

Anlamı
1) (kadın) cazibeli olmak, (kadın) büyüleyici bakmak, (kadın) seksi olmak [godan fiili, yodan fiili (arkaik)]
2) körpe bakış atmak, terütaze bakmak
3) zarif/kibar/ince olmak
4) kendi halinde ve sakin olmak

Meaning
1) to brim over with feminine charm, to look captivating (of a woman), to be sexy, to be seductive, to be enticing [godan verb, yodan verb (archaic)]
2) to look young and fresh
3) to be elegant, to look refined
4) to have a calm and composed appearance

ぐらつく

Anlamı
1) sallanmak [godan fiili, geçişsiz fiil] 
2) tereddüt etmek, kararsız kalmak, tedirgin olmak

Meaning
1) to be unsteady, to reel, to shake [godan verb, intransitive verb]
2) to waver, to be unsettled (feelings, thoughts, etc.)