Menü Kapat

過ごす

Anlamı
1) (vakit) geçirmek [godan fiili, geçişli fiil]
2) fazla kaçırmak, aşırıya kaçmak, fazla içmek
3) ilgilenmek, gözetmek, dikkat etmek [arkaik]
4) fazla yapmak, aşırıya kaçmak, fazla kaçırmak [yardımcı fiil, godan fiili]
5) (bir şeye) uygun hareket etmemek, onu etkilememek

Meaning
1) to pass (time), to spend [godan verb, transitive verb]
2) to overdo (esp. of one’s alcohol consumption), to drink (alcohol)
3) to take care of, to support [archaism]
4) to overdo, to do too much [auxiliary verb, godan verb]
5) to … without acting on it

果たす

Anlamı
1) başarmak, becermek [godan fiili, geçişli fiil]
2) tamamen yapmak, tamamlamak, bütünüyle yapmak (fiilin masu kökünden sonra) [yardımcı fiil, godan fiili]

Meaning
1) to accomplish, to achieve, to carry out, to fulfill, to fulfil, to realize, to execute, to perform, to do [godan verb, transitive verb]
2) to do … completely, to do … entirely (after the -masu stem of a verb)[auxiliary verb, godan verb]

下す

Anlamı
1) karar vermek, sonuç çıkarmak [godan fiili, geçişli fiil]
2) hükme bağlamak, hüküm vermek, hüküm giydirmek
3) indirmek
4) kendi kendine yapmak, kendi kendine kullanmak
5) dövmek vurmak, yenmek, zafer kazanmak
6) ishal olmak
7) dışkı yapmak, büyük abdestini yapmak, sıçmak
8) tek seferde yapmak, sonuna kadar yapmak (fiilin masu kökünden sonra) [yardımcı fiil, godan fiili]

Meaning
1) to make a decision, to draw a conclusion [godan verb, transitive verb]
2) to give a judgement, to hand down a verdict, to pass a sentence, to give an order
3) to let go down, to lower
4) to do oneself, to do by oneself
5) to beat, to defeat
6) to have loose bowels, to have diarrhea
7) to pass (in stool), to discharge from the body
8) to do in one go, to do to the end without stopping (after -masu stem of verb) [auxiliary verb, godan verb]

為す

Anlamı
1) kurmak, tesis etmek [godan fiili, geçişli fiil]
2) şekil vermek, biçim vermek, biçimlendirmek
3) başarmak, becermek, yapmak
4) değiştirmek
5) yapmak, icra etmek, görevlendirmek, atamak
6) -meyi denemek, -me niyetinde olmak, -meyi kastetmek [arkaik, yardımcı fiil]
7) çocuğu olmak, çocuk sahibi olmak [arkaik]

Meaning
1) to build up, to establish [godan verb, transitive verb]
2) to form, to become (a state)
3) to accomplish, to achieve, to succeed in
4) to change into
5) to do, to perform
6) to intend to, to attempt, to try [archaism, auxiliary verb]
7) to have a child [archaism]

吹かす

Anlamı
1) sigara içmek [godan fiili, geçişli fiil]
2) davranmak, hareket etmek
3) hızlandırmak, hız vermek

Meaning
1) to smoke (a cigarette) [godan verb, transitive verb]
2) to behave as …
3) to accelerate, to rev up

滑らす

Anlamı
1) kaydırmak, oynatmak [godan fiili, geçişli fiil]
2) ertelemek, tehir etmek

Meaning
1) to shift, to slide (e.g. something away from something else), to move (e.g. something out of the way) [godan verb, transitive verb]
2) to put off, to delay, to postpone, to stagger (e.g. working hours)

すっぽかす

Anlamı
1) yapılmamış bir şey bırakmak, ihmal etmek, savsaklamak, boşlamak [godan fiili, geçişli fiil]

Meaning
1) to leave (something) undone, to neglect (a duty, task, etc.), to break (a promise, appointment, etc.), to stand (someone) up [godan verb, transitive verb]