Menü Kapat

Anlamı
1) çok, pek, gayet, epeyce, oldukça [zarf]
2) 10^48, kendesilyon (Anlamı 極 ile sınırlı) [sayısal]

Meaning
1) quite, very [adverb]
2) 10^48, quindecillion (Meaning restricted to 極) [numeric]

一つ

Anlamı
1) bir, 1 [sayısal]
2) evvela, önce ( sık sık maddelenmiş liste için) [isim]
3) sadece (bir isimden sonra)
4) bile (fiilin olumsuz çekiminden sonra)
5) hemen, şimdi, biraz önce [zarfsal isim]

Meaning
1) one [numeric]
2) for one thing (often used in itemized lists) [noun]
3) only (after a noun)
4) (not) even (with a verb in negative form)
5) just (e.g. “just try it”) [adverbial noun]

来る

Anlamı
1) gelmek (zaman veya uzamsal), varmak [kuru fiili, geçişsiz fiil]
2) dönmek, geri dönmek, akla gelmek, geri dönmek ve yapmak [kuru fiili, geçişsiz fiil, yardımcı fiil]
3) olmak, olmaya başlamak, büyümek, gelişmek
4) -den gelmek, (bir şeyden) kaynaklanmak [kuru fiili geçişsiz fiil]
5) gelmek, ulaşmak

Meaning
1) to come (spatially or temporally), to approach, to arrive [kuru verb, intransitive verb]
2) to come back, to do … and come back [kuru verb, intransitive verb, auxiliary verb]
3) to come to be, to become, to get, to grow, to continue
4) to come from, to be caused by, to derive from [kuru verb, intransitive verb]
5) to come to (i.e. “when it comes to spinach …”)

生ずる

Anlamı
1) üretmek, yapmak, imal etmek (生ずる, 生じる ‘dan daha edebidir) [ichidan fiili, geçişsiz fiil]
2) -den kaynaklanmak, ileri gelmek

Meaning
1) to produce, to yield, to cause (生ずる is more literary than 生じる) [ichidan verb, intransitive verb]
2) to result from, to arise, to be generated