Menü Kapat

Anlamı
1) çok, pek, gayet, epeyce, oldukça [zarf]
2) 10^48, kendesilyon (Anlamı 極 ile sınırlı) [sayısal]

Meaning
1) quite, very [adverb]
2) 10^48, quindecillion (Meaning restricted to 極) [numeric]

生ずる

Anlamı
1) üretmek, yapmak, imal etmek (生ずる, 生じる ‘dan daha edebidir) [ichidan fiili, geçişsiz fiil]
2) -den kaynaklanmak, ileri gelmek

Meaning
1) to produce, to yield, to cause (生ずる is more literary than 生じる) [ichidan verb, intransitive verb]
2) to result from, to arise, to be generated 

為す

Anlamı
1) kurmak, tesis etmek [godan fiili, geçişli fiil]
2) şekil vermek, biçim vermek, biçimlendirmek
3) başarmak, becermek, yapmak
4) değiştirmek
5) yapmak, icra etmek, görevlendirmek, atamak
6) -meyi denemek, -me niyetinde olmak, -meyi kastetmek [arkaik, yardımcı fiil]
7) çocuğu olmak, çocuk sahibi olmak [arkaik]

Meaning
1) to build up, to establish [godan verb, transitive verb]
2) to form, to become (a state)
3) to accomplish, to achieve, to succeed in
4) to change into
5) to do, to perform
6) to intend to, to attempt, to try [archaism, auxiliary verb]
7) to have a child [archaism]

その他

Anlamı
1) vs., vesaire, vb., ve benzeri, geri kalan, bunun dışında, başkaca, falan, filan [bağlaç, zarfsal isim]

Meaning
1) etc., otherwise, besides, in addition, the rest, the others, and so forth [conjunction, adverbial noun]

その上

Anlamı
1) ayrıca, bundan başka, ilaveten, bir de [bağlaç, zarfsal isim]
2) üstünde, üstüne, üstelik, yanı sıra

Meaning
1) in addition, furthermore [conjunction, adverbial noun]
2) above (which), on top of (which)

滑らす

Anlamı
1) kaydırmak, oynatmak [godan fiili, geçişli fiil]
2) ertelemek, tehir etmek

Meaning
1) to shift, to slide (e.g. something away from something else), to move (e.g. something out of the way) [godan verb, transitive verb]
2) to put off, to delay, to postpone, to stagger (e.g. working hours)

お世話になる

Anlamı
1) teşekkür etmek, iyiliğiniz için teşekkür etmek, minnettar kalmak, minnettar olmak [kibar dil, ifade, godan fiili]

Meaning
1) to be much obliged (to someone), to receive favor (favour), to be indebted, to be grateful [polite language, expression, godan verb]