Menü Kapat

過ごす

Anlamı
1) (vakit) geçirmek [godan fiili, geçişli fiil]
2) fazla kaçırmak, aşırıya kaçmak, fazla içmek
3) ilgilenmek, gözetmek, dikkat etmek [arkaik]
4) fazla yapmak, aşırıya kaçmak, fazla kaçırmak [yardımcı fiil, godan fiili]
5) (bir şeye) uygun hareket etmemek, onu etkilememek

Meaning
1) to pass (time), to spend [godan verb, transitive verb]
2) to overdo (esp. of one’s alcohol consumption), to drink (alcohol)
3) to take care of, to support [archaism]
4) to overdo, to do too much [auxiliary verb, godan verb]
5) to … without acting on it

苦しい

Anlamı
1) ağrılı, sancılı, ıstıraplı [i-sıfatı]
2) acıklı, üzücü 
3) muhtaç, yoksul, paradan yoksun, darlık içinde
4) abartılı, zoraki
5) yapması zor, güç (Fiil kökünden sonra kullanılır. Sık sık ぐるしい şeklinde kullanılır.) [yardımcı sıfat, i-sıfatı]

Meaning
1) painful, difficult, tough, hard [i-adjective]
2) distressing, (psychologically) difficult, stressful, awkward (e.g. position)
3) straitened (circumstances), tight (financial situation), needy, struggling
4) strained (interpretation, explanation, etc.), lame (e.g. excuse), forced (e.g. smile), far-fetched
5) hard to do, unpleasant (after -masu stem of verb; often ぐるしい)[auxiliary adjective, i-adjective]

お前

Anlamı
1) sen (no edatı alabilir) [samimi dil, erkek dili, zamir]
2) (önemli birisinin) huzur, ön, hazır bulunma (Sadece おまえ ile bu anlam sağlanır.)

Meaning
1) you (May take the particle ‘no’) [familiar language, male term, pronoun]
2) presence (of a god, nobleman, etc.) (Meaning restricted to おまえ)

Anlamı
1) hisse senedi [isim, sayma birimi]
2) kök, kütük [isim]
3) kök, bitki kökünün tümü [isim, sayma birimi]
4) tür, cins
5) satılma sırası [isim, isim (son ek)]
6) birinin özellikleri [isim]

Meaning
1) stock, share [noun, counter]
2) stump [noun]
3) root, rootstock [noun, counter]
4) strain (of bacteria, etc.)
5) tradeable rank, goodwill [noun, noun (suffix)]
6) one’s forte [noun]

Anlamı
1) ders [isim, isim (son ek)]
2) bölüm, departman
3) Ders veya (kitap) bölümleri saymak için kullanılır. [sayma birimi]

Meaning
1) lesson [noun, noun (suffix)]
2) section (in an organization), division, department
3) counter for lessons and chapters (of a book) [counter]

囲む

Anlamı
1) kuşatmak, çevirmek, çevrelemek, sarmak [godan fiili, geçişli fiil]
2) kuşatma altında tutmak, kuşatmayı sürdürmek
3) tutmak (bir oyunda taş, adam)

Meaning
1) to surround, to encircle, to enclose, to fence, to wall in [godan verb, transitive verb]
2) to besiege, to lay siege to
3) to play (go, shogi, etc.)

稼ぐ

Anlamı
1) (para, gelir) kazanmak [godan fiili, geçişli fiil]
2) (sayı) yapmak, (sayı) kazanmak, (zaman) kazanmak
3) sıkı çalışmak [godan fiili, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to earn (income), to make (money) [godan verb, transitive verb]
2) to score (points, victory), to gain (time), to play (for time)
3) to work hard (at one’s job), to labor, to labour, to toil [godan verb, intransitive verb]