Menü Kapat

済みません

Anlamı
1) Özür dilerim, affedersiniz, beni bağışlayın (Birinin dikkatini çekmek ve özür dilemek için kullanılır.) [kibar dil, ifade, ünlem]
2) Teşekkür ederim, sağ olun [kibar dil]

Meaning
1) excuse me, pardon me, I’m sorry (used both to apologize and to get someone’s attention) [polite language, expression, interjection]
2) thank you [polite language]

Anlamı
1) saygı/kibar/mütevazı ön ek (genellikle Çince okunuşlu terimlerden önce) [saygı dili, kibar dil, mütevazı dil, ön ek]
2) saygı son eki (bir kişiyi belirten bir isimden sonra) [saygı dili, son ek]

Meaning
1) honorific/polite/humble prefix (usu. before a term with an on-yomi reading) [honorific language, polite language, humble language, prefix]
2) honorific suffix (after a noun indicating a person) [honorific language, suffix]

貴方

Anlamı
1) sen (eşit veya alt statüdeki birinden söz ederken) (Kadınlardan söz ederken 貴女, erkeklerden söz ederken 貴男 kullanılabilir.) [kibar dil, zamir]
2) sevgili(m), değerli, kıymetli, hayatım, canım (Hanım, kocasına hitap ederken) (Anlamı 貴方 , 貴男 ile sınırlı)

Meaning
1) you (referring to someone of equal or lower status) (貴女 refers only to females and 貴男 refers only to males) [polite language, pronoun]
2) dear (what a wife calls a husband) (Meaning restricted to 貴方 , 貴男)

はい

Anlamı
1) evet, olumlu cevap [kibar dil, ünlem]
2) anladım, anlıyorum, peki!/Tamam!/Olur!/Oldu!
3) burada! (yoklamada verilen karşılık olarak, okulda yoklama alınırken “burada” demek gibi)
4) efendim? ne dedin? anlamadım? buyur? ne dediğini anlamadım tekrar söyler misin? [konuşma dili]
5) işte, burada, işte bu, al bakayım, buyur al (Birinin dikkatini çekmek isterken veya birini bir şey teslim ederken kullanılır.)
6) deh! haydi! yallah!

Meaning
1) yes, that is correct [polite language, interjection]
2) understood, I see, OK, okay
3) present, here (as a response to a roll call)
4) pardon?, what’s that?, come again? (with rising intonation) [colloquialism]
5) now, here, here you go (used when calling for someone’s attention or when handing something to someone)
6) giddy-up, giddap

求む

Anlamı
1) istemek, arzu etmek [nidan fiili (alt tabaka)(arkaik), geçişli fiil]
2) rica etmek, dilemek [arkaik]
3) aramak, araştırmak [arkaik]
4) satın almak [kibar dil, arkaik]

Meaning
1) to want, to wish for [nidan verb (lower class)(archaic), transitive verb]
2) to request, to demand [archaism]
3) to seek, to search for, to pursue (pleasure), to hunt (a job) [archaism]
4) to purchase, to buy [polite language, archaism]

おりそう

Anlamı
1) olmak, var olmak, mevcut olmak [saygı dili, arkaik, geçişsiz fiil, yodan fiili (arkaik), kibar dil]
2) gelmek, gitmek [saygı dili, arkaik]

Meaning
1) to be [honorific language, archaism, intransitive verb, yodan verb (archaism), polite language]
2) to go, to come [honorific language, archaism]