Menü Kapat

Anlamı
1) gece sayma birimi [ichi, ni, san sayma sistemindeki sayılardan sonra] [sayma birimi]

Meaning
1) counter for nights (after numbers in the ichi, ni, san counting system) [counter]

Anlamı
1) düz nesnelerin (örneğin; bir yaprak kağıt) sayımında kullanılır [sayma birimi]
2) pozisyon, duruş, görev, mevki, statü, rol vs. saymak için kullanılır. [arkaik]
3) yemek porsiyonu saymak için kullanılır. (Şimdi sadece gyōza ve soba yiyecekleri için kullanılıyor.) [arkaik]
4) sumo da bir seviyedeki insan sayısını belirtmek için kullanılır. [sumo terimi]

Meaning
1) counter for flat objects (e.g. sheets of paper) [counter]
2) counter for positions or roles [archaism]
3) counter for food portions (now only gyōza and soba) [archaism]
4) counter for ranking level [sumo term]

Anlamı
1) kitap, cilt [isim]
2) bu, bu kadar, böyle [ön ek]
3) asıl, esas, başlıca, ana, temel
4) gerçek, hakiki, doğru
5) uzun silindirik nesnelerin sayımı, film, TV programı vs. sayımı, maçlardaki gollerin sayımı, telefon çağrılarının sayımı için kullanılır. (Bazen ぼん veya ぽん diye söylendiği de olur.) [son ek, sayma birimi]

Meaning
1) book, volume, script [noun]
2) this, present [prefix]
3) main, head
4) real, regular
5) counter for long cylindrical things, counter for films, TV shows, etc., counter for goals, home runs, etc., counter for telephone calls (sometimes pronounced ぼん or ぽん) [suffix, counter]

Anlamı
1) giysi, elbise (özellikle Batı kıyafetleri) [isim, isim (ön ek)]
2) ilaç dozu, çay yudumu, sigara nefesi vs. için sayma birimi [sayma birimi, ön ek]

Meaning
1) clothes (esp. Western clothes) [noun, noun (prefix)]
2) counter for doses of medicine, gulps of tea, drags of a cigarette, etc. [counter, suffix]

Anlamı
1) derece (açı, sıcaklık vs.) [isim, isim (son ek)]
2) olay sayma birimi (olarak kullanılabilir) [sayma birimi]
3) gözlük derecesi, mercek odağı [isim, isim (son ek)]
4) alkol oranı/yüzdesi
5) boyut, derece, limit [isim]
6) aklı başında olma, sakinlik, soğukkanlılık

Meaning
1) degree (angle, temperature, scale, etc.) [noun, noun (suffix)]
2) counter for occurrences [counter]
3) strength (of glasses), glasses prescription [noun, noun (suffix)]
4) alcohol content (percentage), alcohol by volume
5) extent, degree, limit [noun]
6) presence of mind, composure

Anlamı
1) kişi sayma birimi [sayma birimi]
2) kişi, şahıs, kimse, insan (Anlamı にん ile sınırlı) (genellikle bileşik kelimelerle) [isim]

Meaning
1) counter for people [counter]
2) person (Meaning restricted to にん) (usu. in compound words) [noun]

Anlamı
1) dağ, tepe [isim, sayma birimi]
2) maden, maden ocağı
3) yığın, küme
4) (vidada) yiv
5) doruk, zirve
6) tahmin, sanı, kestirim
7) kamu davası, ceza davası
8) dağa tırmanma, dağcılık
9) fastival arabası
10) duvar [Çin dominosu terimi]
11) tapınak, mabet, ibadethane [arkaik]
12) vahşi, yabani, yabanıl, yaban [isim (ön ek)]

Meaning
1) mountain, hill [noun, counter]
2) mine (e.g. coal mine)
3) heap, pile
4) crown (of a hat), thread (of a screw), tread (of a tire), protruding part of an object
5) climax, peak, critical point
6) guess, speculation
7) criminal case, crime (used by policemen, crime reporters, etc.)
8) mountain climbing, mountaineering
9) festival float (esp. one mounted with a decorative halberd)
10) wall, wall tile [mahjong term]
11) temple, temple grounds [archaism]
12) wild [noun (prefix)]

Anlamı
1) -yaş, -yaşında [son ek, sayma birimi]
2) yetenek, kabiliyet, istidat, hüner (Anlamı 才 ile sınırlı)

Meaning
1) -years-old [suffix, counter]
2) ability, gift, talent, aptitude, genius (Meaning restricted to 才)