Menü Kapat

大変

Anlamı
1) çok, pek, gayet, pek çok, fazlasıyla [zarf]
2) çok büyük, kocaman, dağ gibi [na-sıfatı, isim]
3) önemli, ciddi, ciddi, ağır, vahim
4) güç, zor, çetin
5) büyük çapta hadise/olay, büyük kaza, felaket [arkaik, isim]

Meaning
1) very, greatly, terribly, awfully [adverb]
2) immense, enormous, great [na-adjective, noun]
3) serious, grave, dreadful, terrible
4) difficult, hard
5) major incident, disaster [archaism, noun]

大丈夫

Anlamı
1) emin, emniyetli, güvenli, sağlam, güvenilir, tehlikesiz, peki [na-sıfatı]
2) elbette, tabii, baş üstüne, muhakkak, hiç kuşkusuz, hiç şüphesiz, kesinlikle [zarf]
3) kalsın (almayayım), teşekkürler kalsın, hayır teşekkür ederim, iyiyim, beni merak etme, canın sağolsun [konuşma dili, ünlem, na-sıfatı]
4) büyük adam, iyi figürlü adam, bir adamın iyi figürü [arkaik, isim]

Meaning
1) safe, secure, sound, problem-free, without fear, all right, alright, OK, okay [na-edjective]
2) certainly, surely, undoubtedly [adverb]
3) no thanks, I’m good, that’s alright [colloquialism, interjection, na-adjective]
4) great man, fine figure of a man [archaism, noun]

多分

Anlamı
1) belki, muhtemelen, herhalde, büyük bir ihtimalle/olasılıkla [zarf]
2) çok, bir hayli, bol (‘no’ edatı alabilir) [na-sıfatı]

Meaning
1) perhaps, probably [adverb]
2) generous, many, much, great (May take the particle ‘no’) [na-adjective]

初めて

Anlamı
1) ilk defa/kez, siftah (‘no’ edatı alabilir) [zarf]
2) ne … ne de … , ya … ya da … (bir fiilin te çekiminden sonra) [zarf]

Meaning
1) for the first time (May take the particle ‘no’) [adverb]
2) only after … is it …, only when … do you … (after the -te form of a verb) [adverb]

近く

Anlamı
1) yakın, yakında, dolay, civar, etraf, çevre, havali (‘no’ edatı alabilir) [isim, zarfsal isim]
2) az daha, neredeyse, hemen hemen [isim (son ek)]
3) kısa bir zamanda, biraz sonra, birazdan, çok geçmeden, az zaman içinde [zarf]

Meaning
1) near, neighbourhood, neighborhood, vicinity (May take the particle ‘no’) [noun, adverbial noun]
2) nearly (e.g. “it took nearly one year”), close to [noun (suffix)]
3) shortly, soon [adverb]

宜しく

Anlamı
1) iyi, yolunda, gereği gibi [ifade, zarf]
2) saygılarımla, saygı ve sevgilerimle, lütfen yapınız
3) …aynı, … tıpkı (…よろしく gibi)
4) elbette, muhakkak, şüphesiz (よろしく…べし gibi)

Meaning
1) well, properly, suitably [expression, adverb]
2) best regards, please remember me, please treat me favorably (favourably), please take care of, please do
3) just like …, as though one were … (as …よろしく)
4) by all means, of course (as よろしく…べし)