Menü Kapat

真っ直ぐ

Anlamı
1) düz, dik, doğru, dümdüz, dosdoğru, dik olarak [na-sıfatı, zarf, isim]
2) dürüst, doğru sözlü, açık, hilesiz [na-sıfatı, isim]

Meaning
1) straight (ahead), direct, upright, erect [na-adjective, adverb, noun]
2) straightforward, honest, frank [na-adjective, noun]

一人

Anlamı
1) bir kişi (özellikle 一人, 1人)  [isim]
2) yalnız olma, tek başına (Anlamı ひとり ile sınırlı)
3) bekar, bekar olma, evlenmemiş (özellikle 独り) (Anlamı ひとり ile sınırlı)
4) yalnız başına, yalnız, tek başına, bir başına [zarf]
5) yalnızca, yalnız, sadece, sırf, bir tek (negatif cümlelerde) (Anlamı ひとり ile sınırlı)

Meaning
1) one person (esp. 一人, 1人) [noun]
2) being alone, being by oneself (Meaning restricted to ひとり)
3) being single, being unmarried (esp. 独り) (Meaning restricted to ひとり)
4) by oneself, alone [adverb]
5) just, only, simply (with neg. sentence) (Meaning restricted to ひとり)

未だ

Anlamı
1) hâlâ, daha, şimdiye kadar, henüz [zarf]
2) daha/henüz değil (negatif fiiller ile)
3) daha çok, daha fazla, yanı sıra
4) bitmemiş, yarım kalmış, tamamlanmamış [na-sıfatı]

Meaning
1) still, as yet, hitherto, only [adverb]
2) not yet (with verb in the negative)
3) more, besides
4) unfinished, incomplete, not yet finished with [na-adjective]

Anlamı
1) de, da, dahi, hem, hem de, ayrıca, üstelik, keza, yine de, buna rağmen, ne de olsa [zarf, bağlaç, ön ek]

Meaning
1) again, and, also, still (doing something) [adverb, conjunction, prefix]

如何して

Anlamı
1) nasıl, ne durumda, ne şekilde, hangi yola [zarf]
2) neden, niçin, niye, hangi sebeple
3) muhtemelen olamaz
4) Asla!/Katiyen! (sık sık どうして, どうして gibi) [ünlem]

Meaning
1) how, in what way, by what means [adverb]
2) why, for what reason, for what purpose, what for
3) cannot possibly
4) no way (often as. どうして, どうして) [interjection]

同じ

Anlamı
1) aynı, farksız, benzer, tıpkı (isim veya fiili niteleyen) [isim]
2) her halükârda, nasıl olsa, zaten, neyse [zarf]

Meaning
1) same, identical, equal, uniform, equivalent, similar, common (origin), changeless, alike (noun or verb acting prenominally) [noun]
2) anyway, anyhow, in either case [adverb]

大変

Anlamı
1) çok, pek, gayet, pek çok, fazlasıyla [zarf]
2) çok büyük, kocaman, dağ gibi [na-sıfatı, isim]
3) önemli, ciddi, ciddi, ağır, vahim
4) güç, zor, çetin
5) büyük çapta hadise/olay, büyük kaza, felaket [arkaik, isim]

Meaning
1) very, greatly, terribly, awfully [adverb]
2) immense, enormous, great [na-adjective, noun]
3) serious, grave, dreadful, terrible
4) difficult, hard
5) major incident, disaster [archaism, noun]