Menü Kapat

どうぞ

Anlamı
1) lütfen, yalvarıyorum! [zarf]
2) çekinme, rahat ol (tavsiye veya izin verme anlamı)
3) buyur, buyurun, buyur bakalım (Daha önce 何卒 gibi yazılırdı.)

Meaning
1) please, kindly, I beg of you [adverb]
2) by all means, feel free, you are welcome
3) here you are (previously written as 何卒)

一番

Anlamı
1) bir numara(lı), en önemli, ilk, birinci (no edatı alabilir.) [isim]
2) en iyi, en hoş, en uygun [zarf]
3) oyun, yarışma [isim]
4) test, deney, tecrübe, deneme, sınav, imtihan [zarf]
5) şarkı (noh, kabuki vs. geleneksel tiyatro müziği) [isim]

Meaning
1) number one, first, first place (May take the particle ‘no’) [noun]
2) best, most [adverb]
3) game, round, bout [noun]
4) as a test, as an experiment, by way of experiment, by way of trial, tentatively [adverb]
5) song (e.g. in noh), piece [noun]

一寸

Anlamı
1) biraz, çok az [zarf]
2) bir dakika, bir an, bir ara, kısaca
3) oldukça, epeyce, bir hayli
4) kolaylıkla, kolayca, rahat rahat (negatif fiil çekiminden önce)
5) Hey! Baksana! Haydi! afedersiniz! [ünlem]

Meaning
1) a little, a bit, slightly [adverb]
2) just a minute, for a moment, briefly
3) somewhat, rather, fairly, pretty, quite
4) (not) easily, (not) readily (before a verb in negative form)
5) hey!, come on, excuse me [interjection]

より

Anlamı
1) -dan , -den (karşılaştırma) [edat]
2) -dan , -den (hareket noktası)
3) -den gayri, -den başka
4) (-den) daha, (-den) daha çok [zarf]

Meaning
1) than [particle]
2) from, out of, since, at, on
3) except, but, other than
4) more [adverb]

ゆっくり

Anlamı
1) yavaş yavaş, ağır ağır; rahat, sakin, huzurlu [yansıma sözcük, zarf, isim, zarf (to edatı alan), suru fiili alan]

Meaning
1) slowly, at ease, restful [onomatopoeic or mimetic word, adverb, noun, adverb taking the ‘to’ particle, taking verb suru]

もう

Anlamı
1) biraz sonra, birazdan, çok geçmeden, az zaman içinde, yakında [zarf]
2) şimdiden, halen, daha, henüz, hâlâ
3) daha, daha öte, daha fazla, tekrar, yine, başka
4) lanet olsun, şaşırma ifadesi, hadi (bir duygu ifadesini vurgulu anlatmak için kullanılır(sık sık kızgınlık).) [ünlem]

Meaning
1) now, soon, shortly, before long, presently [adverb]
2) already, yet, by now, (not) anymore
3) further, more, again, another, the other
4) tsk, dammit, jeez, come on (used to strengthen expression of an emotion (often exasperation)) [interjection]

どうも

Anlamı
1) teşekkür ederim, teşekkürler [kısaltma, ünlem]
2) çok, epey, hayli, pek, tam, tamamen (teşekkür ederim / özür dilerim / pişmanım) [zarf]
3) tam, tamamen, gerçekten
4) nasılsa, her nasılsa, bir yolunu bulup
5) elinde olmadan, istemese de, ne kadar uğraşırsa uğraşsın, ne kadar çabalarsa çabala
6) selam, merhaba, güle güle, hoşça kal [ünlem]

Meaning
1) thank you, thanks [abbreviation, interjection]
2) much (thanks), very (sorry), quite (regret) [adverb]
3) quite, really, mostly
4) somehow
5) in spite of oneself, try as one might, no matter how hard one may try (to, not to)
6) greetings, hello, goodbye [interjection]