Menü Kapat

沢山

Anlamı
1) çok, epey, bir hayli, çok sayıda, önemli oranda (‘no’ edatı alabilir) [na-sıfatı, zarfsal isim]
2) yeterli, kâfi
3) yeterli miktar, çok fazla (bir isimden sonra; genellikle だくさん gibi okunur.) [isim (son ek)]

Meaning
1) a lot, lots, plenty, many, a large number, much, a great deal, a good deal (May take the particle ‘no’) [noun, na-adjective, adverbial noun]
2) enough, sufficient
3) enough, too many, too much (after a noun; usu. read as だくさん) [noun (suffix)]

全部

Anlamı
1) bütün, tüm, hepsi, tamam(ı), tamamıyla, bütünüyle (‘no’ edatı alabilir) [zarfsal isim, isim (zamansal)]

Meaning
1) all, entire, whole, altogether (May take the particle ‘no’) [adverbial noun, noun (temporal)]

Anlamı
1) üst, yukarı, üstünde, üstüne (‘no’ edatı alabilir) [isim, zarfsal isim, isim (son ek)]
2) en üst bölüm, tepe, baş, üst [isim]
3) yüzey, satıh
4) önce, evvel, önceki, evvelki (‘no’ edatı alabilir) [isim, zarfsal isim]
5) üstünlük, büyüklük, yüksek (rütbe/sınıf) (‘no’ edatı alabilir) [isim]
6) üstelik, ayrıca, dahası
7) üzerine (daha fazla inceleme vs.), dayalı (sonradan meydana gelen)
8) konuya dair …, endişe konusu …, -e gelince
9) o zamandan beri, ondan sonra, ondan dolayı, bu sebepten, ondan (~上は gibi)
10) sayın, saygıdeğer, muhterem (konuşandan sosyal statüsü yüksek olduğunu göstermek için kullanılan son ek) [saygı dili, isim (son ek)]
11) makam koltuğu (örneğin, taht gibi) [arkaik]
12) imparator, hükümdar [arkaik]
13) soylu kadın (soylu erkeğin eşi) [arkaik]

Meaning
1) above, up, over, elder (e.g. daughter) (May take the particle ‘no’) [noun, adverbial noun, noun (suffix)]
2) top, summit, head (e.g. of a staircase) [noun]
3) surface
4) before, previous (May take the particle ‘no’) [noun, adverbial noun]
5) superiority, one’s superior, one’s elder (May take the particle ‘no’) [noun]
6) on top of that, besides, what’s more 
7) upon (further inspection, etc.), based on (and occurring after) 
8) matters concerning …, as concerns …
9) since (i.e. “for that reason”) (as ~上は)
10) honorable, venerable (suffix indicating higher social standing than the speaker) [honorific language, noun (suffix)]
11) place of one’s superior (e.g. the throne) [archaism]
12) emperor, sovereign, shogun, daimyo [archaism]
13) noblewoman (esp. the wife of a nobleman) [archaism]

始め

Anlamı
1) başlangıç [zarfsal isim, isim (zamansal)]
2) ilk, birinci (çizgi vs.) (özellikle 初め) [isim]
3) köken, kaynak, asıl (özellikle 始め)
4) gibi, örneğin, meselâ, ayrıca, üstelik (özellikle 始め; 〜を始め, 〜を始めとして vs. gibi)

Meaning
1) beginning, start, outset, opening [adverbial noun, noun (temporal)]
2) first (in line, etc.) (esp. 初め) [noun]
3) origin (esp. 始め)
4) such as …, not to mention … (esp. 始め; as 〜を始め, 〜を始めとして, etc.)

Anlamı
1) bahar, ilkbahar [zarfsal isim, isim (zamansal)]
2) yeni yıl
3) (birinin/bir şeyin) en güzel/parlak dönemi (mesela; hayatın baharında)
4) ergenlik, ergenlik çağı
5) cinsiyet, cinsellik

Meaning
1) spring, springtime [adverbial noun, noun (temporal)]
2) New Year
3) prime (of one’s life, etc.)
4) adolescence, puberty
5) sexuality