Menü Kapat

Yapılarına göre anlatımlar

Yeterlilik bildiren anlatımlar

Yeterlilik cümleleri, bir hareket veya bir durumun gerçekleştirilip gerçekleştiremeyeceğini anlatan cümlelere denir.

Burada yürüyüş yapabilir.

Burada yürüyüş yapmak mümkün.

Burada yürüyüş yapılabilir.

Yukarıdaki üç cümle de Türkçe’deki yeterlilik bildiren cümlelere örnektir. Şimdi de Japonca’daki yeterlilik bildiren cümlelerin yapılışını görelim:

Koto ga dekiru (-yi yapabilirim )

Bu kalıptan önce belirtilen fiille ilgili yeterliliği bildirmektedir.  Türkçe’ye “… şeyi/konuyu/işi yapabilirim” şeklinde çevirebiliriz. Fiilin sözlük çekiminden sonra kullanılır.

Ben yüzebilirim. Benim yüzmem mümkün.→Watashi wa oyogu koto ga dekimasu.→ 私は泳ぐことが出来ます。

Bu kalıbın olumsuz veya soru cümlelerinde “ga” edatı yerine “wa” edatı da kullanılabilir.

Ben yüzemem. → watashi wa oyogu koto wa dekimasen. → 私は泳ぐことは出来ません。

Sen denizde yüzebilir misin ? → anata wa umi de oyogu koto wa dekimasen ka. →

貴方は海でおよぐことは出来ませんか。

この漢字を読むことができますか。→ Kono kanji o yomu koto ga dekimasu ka.→ Bu kanjiyi okuyabilir misin? 耳を動かすことができますか。

Mimi o ugokasu koto ga dekimasu ka?→ Kulaklarını kıpırdatabilir misin?

あなたのためなら死ぬこともできます。→ Anata no tame nara shinu koto mo dekimasu.→ Eğer senin içinse, ölebilirim bile.

Fiillerin yeterlilik çekimleri

Yukarıda anlattığımız konu yeterlilik ifadelerini dolaylı yoldan anlatıyordu. Şimdi ise fiillerin doğrudan yeterlilik çekimlerini göreceğiz. Fiil gruplarına göre yeterlilik çekimleri farklılık göstermektedir.

  • Birinci grup fiillerin yeterlilik çekimi fiilin sonundaki –u sesi atılıp yerine –eru getirilerek yapılır.

Yomu (sözlük çekimi)

Yom (-u sesi atılıp –eru getirilir.)

Yomeru (yeterlilik çekimi) → 読める → okuyabilmek

Kau (sözlük çekimi)

Ka (-u sesi atılıp –eru getirilir.)

Kaeru (yeterlilik çekimi) → 買える → satın alabilmek

Shinu (sözlük çekimi)

Shin (-u sesi atılıp –eru getirilir.)

Shineru (yeterlilik çekimi) → 死ねる → ölebilmek

Fiillerin yeterlilik çekimleri, ikinci grup fiil sayılır ve yeniden çekime uğrayabilir. Yomemasu, yomenai gibi

  • İkinci grup fiillerin yeterlilik çekimlerini elde etmek için fiilin sonundaki –ru hecesi atılıp yerine –rareru getirilerek yapılır.

Neru (sözlük çekimi)

Ne (-ru hecesi atılıp yerine –rareru eki getirilir)

Nerareru (yeterlilik çekimi) → 寝られる → uyuyabilmek

Taberu (sözlük çekimi)

Tabe (-ru hecesi atılıp yerine –rareru eki getirilir)

Taberareru (yeterlilik çekimi) → 食べられる → yiyebilmek

Üçüncü grup fiillerin yeterlilik çekimleri ise şöyledir:

Suru → dekiru [yapabilmek]

Kuru → korareru [gelebilmek]

Doğal yeterlilik fiilleri

Bazı fiiller, kendiliğinden ihtimal durumunu ifade eder ve yeterlilik anlamını içinde barındırır. Örneğin; 見える mieru (görebilmek), 聞こえる kikoeru (duyabilmek), 分かる wakaru (anlamak) ve できる dekiru (yapabilmek) … gibi. Bu fillerin nesneleri を o edatından ziyade が ga edatıyla belirtilir. Örneğin;

あ、富士山が見えますよ。

A, Fujisan ga miemasu yo.

Ay,  Fuji dağını görebiliyorum.

あれ?足音が聞こえますよ。

Are? Ashioto ga kikoemasu yo.

Ay,ayak seslerini duyabiliyorum.

日本語が分かりますか。

Nihongo ga wakarimasu ka.

Japonca’yı anlayabiliyor musun?

まだ運転ができません。

Mada unten ga dekimasen.

Hala, araba süremiyorum.

Bu fiiller yeterlilik ekleriyle (rareru veya eru) kullanılamazlar. Çünkü zaten yeterlilik anlamı taşıyorlar.  Ama 見る miru (bakmak) ve 聞く kiku (dinlemek) fiilleri için durum biraz farklıdır. Yeterlilik ekleriyle yapılansırasıyla 見える mieru ve 聞こえる kikoeru çekimleri de kullanılabilmektedir. Örneğin;

2,000 円のチケットを買えばショーが見られます。

ni-sen-en no chiketto o kaeba shō ga miraremasu.

2,000-yen’ bilet alırsan bir gösteri izleyebilirsin.  ヘッドホンを使えば音楽が聞けます。

Heddohon o tsukaeba ongaku ga kikemasu.

Kulaklık kullanıyorsanız, müzik dinleyebilirsiniz.

Koşul yapıları

Hayatımızdaki birçok durum yalnızca bazı durumlarda veya bazı koşullar altında gerçekleşir. Bu bölüm, bu gibi durumları ifade eden ve her koşullu maddeyi ne zaman ve nasıl kullanabileceğinizi gösteren sık kullanılan koşullu cümlelerini anlatmaktadır.

. . . たら tara (eğer, ise, şayet, -diği zaman, olunca)

Fiil ve sıfatların ta çekimine (düz geçmiş zaman olumlu çekimi) ら ra eklenerek tara çekimi elde edilir. Örneğin; 行く iku (gitmek) fiilinin ta çekimi 行った itta, tara çekimi ise 行ったら ittara (giderse)

Cümle içindeki kullanımı Türkçe’ye benzer. Önce şart belirtilir, sonra ana cümle gelir. Mesela, “Kar yağarsa kayak yapmaya gideriz.”. Kullanım yerlerini genel şart ve genel olmayan şart olmak üzere iki başlık altında işleyeceğiz.

Genel durum

Ailede, toplumda, matematikte, doğadaki … vs. olan bazı olay ve durumlar hemen hemen her zaman bazı genel gerçeklere neden olur. Tara cümlesi genel bir şartı ifade ettiğinde, koşul yerine getirildiğinde tahmini belirtmek için kullanılır. Buna göre ana cümle konuşmacının isteklerini, önerilerini, kontrol edilebilir hareketlerini … vs. belirtmek için kullanılmaz. Genel şart cümleleriyle ilgili aşağıda verilmiş cümleleri inceleyelim:

春になったら、雪はとけます。

Haru ni nattara, yuki wa tokemasu.

Bahar geldiğinde karlar erir.

5 時になったら、父が帰ります。

Go-ji ni nattara, chichi ga kaerimasu.

Saat 5 olunca babam eve gelir.

風邪をひいたら、くしゃみが出ます。

Kaze o hiitara, kushami ga demasu.

Üşütürsen hapşırırsın.

3 に 2 をたしたら、5 になります。

San ni ni o tashitara, go ni narimasu.

3’e 2 eklersen 5 olur.

試験を受けなかったら、成績が下がります。

Shiken o ukenakattara, seiseki ga sagarimasu.

Sınava girmezseniz, notlarınız düşecek.

山田さんが来たら楽しいでしょう。

Yamada-san ga kitara tanoshii deshō.

Yamada gelirse eğlenceli olabilir.

安かったら、よく売れます。

Yasukattara, yoku uremasu.

Ucuzlarsa çok satar.

この会社の社員だったら、あのレストランで割引がもらえます。

Kono kaisha no shain dattara, ano resutoran de waribiki ga moraemasu.

Bu şirket çalışanıysanız o restorandaki indirimlerden faydalanabilirsiniz.

Özel durumlar

Bir olay veya durum, birinin gerçekleştikten sonraki hareketi için işe yarayabilir. Bu durumda ana cümle kontrol edilebilir hareketi, teklif, rica vs. olabilir. Örneğin, genel olmayan durumlar, şartların duruma göre nasıl yerine getirileceği zamansal veya varsayımsal olabilir. Örneğin;

林さんが来たら、私は帰ります。

Hayashi-san ga kitara,            watashi wa kaerimasu.

Şart cümlesi                                       Ana cümle

Hayashi geldiği zaman eve gideceğim. (Eve dönme şartı vakittir) (zamansal şart)

Hayashi gelirse eve gideceğim. (Eve dönme şartı kişinin gelmesidir.) (varsayımsal şart)

もし moshi (eğer) belirteci, sık sık varsayımsal şartlar için kullanılır. Örneğin;

5 時になったら、電話しますね。

Go-ji ni nattara, denwa shimasu ne. Seni saat 5 olunca ararım. (zaman) もし病気が治ったら、また働きます。

Moshi byōki ga naottara, mata hatarakimasu.

Eğer hastalığım geçerse tekrar çalışacağım. (varsayım)

もし病気が治らなかったら、働きません。

Moshi byōki ga naoranakattara, hatarakimasen.

Eğer hastalığım geçmezse çalışmayacağım. (varsayım)

安かったら、買いましょう。

Yasukattara, kaimashō.

Ucuz olursa alalım. (varsayım)

暇だったら、来てください。

Hima dattara, kite kudasai.

Boş vaktin varsa gel. (varsayım)

もし私があなただったら、あんなことは言いません。

Moshi watashi ga anata dattara, anna koto wa iimasen.

Eğer yerinde olsaydım öyle şeyler söylemezdim.. (varsayım)

もしもう一度生まれることができたら、また私と結婚しますか。

Moshi mō ichi-do umareru koto ga dekitara, mata watashi to kekkon shimasu ka.

Eğer yeniden dünyaya gelseydin yine benimle evlenir miydin? (varsayım)

Ana cümle geçmiş zamanda olduğunda şart cümlesi, bir şey yaptıktan sonra ana cümlede ne olduğu ifade etmek için de kullanılır. Örneğin;

ドアを開けたら、犬が外に出ました。

Doa o aketara, inu ga soto ni demashita.

Kapıyı açtığımda köpek dışarı çıktı.

Ayrıca ana cümle geçmiş zaman olduğunda bir insanın kasten yaptığı iki hareketi göstermek için şart cümlesi (tara) kullanılmaz. Bu durumda fiilin te çekimi kullanılır. Örneğin;

ドアを開けて、犬を外に出しました。

Doa o akete, inu o soto ni dashimashita.

Kapıyı açtım ve köpeği dışarı çıkardım.

. . . ば ba (eğer, ise, şayet, -diği zaman, olunca)

Fiil ve sıfatların ba çekiminin yapılışı aşağıdaki gibidir:

Ru ve u fiillerinde sözlük çekimindeki –u sesi düşer yerine –eba getirilerek yapılır. Örneğin,

食べる taberu (yemek yemek) → 食べれば tabereba (yemek yerse), 書く kaku (yazmak) → 書けば kakeba (yazarsa)

İ-saıfatlarda kök kısmına “kereba” eklenerek yapılır. Örneğin, 高い takai (yüksek) → 高ければ takakereba (yüksek ise), いい ii (iyi) → よければ yokereba (iyi ise)

Na-sıfatlarda kök kısmına “de areba” getirilerek yapılır. Örneğin, 静かな shizuka na (sessiz) → 静かで あれば shizuka de areba (sessiz ise)

Bildirme edatlarında だ da veya です desu yerine であれば de areba getirilerek yapılır. Örneğin, 学生だ gakusei da → 学生であれば gakusei de areba(öğrenci ise)

Olumsuz çekimlerde fiil ve sıfatların ba çekimi, sondaki –i sesinin düşüp yerine “kereba” getirilmesiyle oluşturulur. Örneğin;

食べない tabenai (yemez) → 食べなければ tabenakereba (yemezse) 高くない takaku nai (yüksek değil) → 高くなければ takaku nakereba (yüksek değilse) 静かじゃない shizuka ja nai (sessiz değil) → 静かじゃなければ shizuka ja nakereba (sessiz değilse)

学生じゃない gakusei ja nai (öğrenci değil) → 学生じゃなけれ ば gakusei ja nakereba

(öğrenci değilse)

Şartlı yan cümledeki yüklem bir olay veya bir eylem olursa ana cümlenin emir, istek öneri vs.

ifadeleri dışında diğer tüm şartlı cümleler için kullanılabilir. Örneğin;

山田さんが来たら、いっしょにテニスをしましせんか。

Yamada-san ga kitara, isshoni tenisu o shimasen ka.

Yamada gelirse birlikte tenis oynayalım mı?

✗山田さんが来れば、いっしょにテニスをしませんか。(yanlış)

Yamada-san ga kureba, isshoni tenisu o shimasen ka. (yanlış)

(verilmek istenen anlam: Yamada gelirse birlikte tenis oynayalım mı?)

山田さんが来れば、楽しいでしょう。

Yamada-san ga kureba, tanoshii deshō. Yamada gelirse eğlenceli olabilir.

あした天気がよければ、いっしょにテニスをしませんか。

Ashita tenki ga yokereba, isshoni tenisu o shimasen ka.

Yarın hava güzel olursa beraber tenis oynayalım mı?

Tara çekiminin aksine ba çekimi geçmişte sıralı olarak belirtilen iki olayı ifade etmek için kullanılmaz. Örneğin;

ドアを開けたら、犬が外に出ました。

Doa o aketara, inu ga soto ni demashita.

Kapıyı açtığımda köpek dışarı çıktı.

✗ドアを開ければ、犬が外にでました。(Yanlış)

Doa o akereba, inu ga soto ni demashita. (Yanlış)

(verilmek istenen mana: Kapıyı açtığımda köpek dışarı çıktı.)

Ba şart ekiyle ilgili diğer örnekler:

押せば開きます。

Oseba akimasu.

Basarsanız açılır.

7 時になれば父が帰ります。

Shichi-ji ni nareba chichi ga kaerimasu.

Saat 7 olunca babam eve gelir.

勉強すれば A がもらえますよ。

Benkyō sureba ē ga moraemasu yo. Çalışırsan, A (yüksek not) alabilirsin.

犬と話せれば楽しいでしょう。

Inu to hanasereba tanoshii deshō.

Bir köpekle konuşabilseydim sanırım çok eğlenceli olurdu.

高ければ買わないでください。

Takakereba kawanai de kudasai.

Pahalıysa, lütfen satın almayın.

高くなければ買った方がいいですよ。

Takaku nakereba katta hō ga ii desu yo.

Pahalı değilse, satın almak daha iyidir.

Ba şart eki, birisinin pişmanlık veya dileğinin ne olduğunu veya ne olması gerektiğini açıklamak için de kullanılır. Bu durumda, ana cümlenin sonu sık sık んです n desu veya のに no ni (ancak . . .) ile biter. Örneğin; 私がすれば良かったんです。

Watashi ga sureba yokatta ndesu.

Keşke yapsaydım. (Yapsaydım iyi olurdu.)

もっと勉強すればいいのに。

Motto benkyō sureba ii noni.

Keşke daha fazla çalışabilseydim. (Daha çok ders çalışsaydım iyi olurdu ancak…)

. . . と to (-diğinde, -diği zaman, olunca)

Bu şart yapısını elde edebilmek için düz geçmemiş zamanda fiil ve sıfatlardan sonra と to edatı getirilerek elde edilir. Ana cümle geçmemiş zaman olursa yan cümle yalnızca genel şart durumlarını ifade eder. Buna göre ana cümle, konuşanın kontrol edilebilir hareketlerini, ricalarını, önerilerini, izinlerini, emirlerini, arzularını vs. ifade etmez. Örneğin;

東京では冬になると雪が降ります。

Toukyou de wa fuyu ni naru to yuki ga furimasu.

Tokyo’da kış mevsimi olunca kar yağar.

需要が多いと値段が上がります。

Juyō ga ōi to nedan ga agarimasu.

Talep artınca ücret yükselir.

60 歳以上だと家賃が安くなります。

Rokujus-sai ijō da to yachin ga yasuku narimasu.

60 yaş ve üstü olanlar için kira indirimi yapılmıştır.

薬を飲まないとよくなりませんよ。

Kusuri o nomanai to yoku narimasen yo.

İlacı içmeyince iyileşmezsin. İlacı yutmazsan iyileşmezsin.

父はお酒を飲むとよくしゃべります。

Chichi wa o-sake o nomu to yoku shaberimasu.

Babam sake içince çok konuşur.

Ana cümle geçmiş zaman olduğunda yan cümle (to’lu) bir şey yaptıktan sonra olan şeyleri ifade etmek için (tara gibi) kullanılır. Dolayısıyla aşağıdaki iki cümle aynı anlamı taşımaktadır:

ドアを開けると犬が外に出ました。

Doa o akeru to inu ga soto ni demashita.

ドアを開けたら犬が外に出ました。

Doa o aketara inu ga soto ni demashita.

Kapıyı açınca köpek dışarı çıktı.

. . . なら nara (eğer öyleyse)

Önce anlattığımız şart ekleri (tara, ba) gibi bir şart durumu ifade etmez. Cümleye genel bir şart anlamı sunar.

なら nara ile koşullu cümle oluşturmak için sıfat ve fiilden sonra なら nara getirilerek yapılır. なら nara ‘dan önce geçmemiş zaman olumlu koşacı (だ da) geldiğinde silinir ve なら nara‘dan önce genelde の no kullanılır. Nara yan cümlesi, ifadenin temelini oluşturur. Ve cümleye “öyleyse, konuştuğun gibiyse” biçiminde anlam verir. Örneğin;

京都に行くなら新幹線がいいですよ。北海道に行くなら飛行機がいいですよ。

Kyōto ni iku nara Shinkansen ga ii desu yo. Hokkaidō ni iku nara hikōki ga ii desu yo.

Kyoto’ya gidecekseniz, hızlı trene binmek daha iyidir. Hokkaido’ya gidiyorsanız, bir uçak daha iyidir.

去年北海道に行った(の)なら、今年は九州に行きましょう。

Kyonen Hokkaidō ni itta (no) nara, kotoshi wa kyūshū ni ikimashō.

Eğer geçen yıl Hokkaido’ya gittiyseniz, bu yıl Kyushu’ya gidelim.

好きなら好きだと言った方がいいですよ。

Suki nara suki da to itta hō ga ii desu yo.

Seviyorsan sevdiğini söylemek daha iyidir.

カメラなら秋葉原がいいですよ。

Kamera nara Akihabara ga ii desu yo.

Kameralar hakkında (konuşuyorsanız), Akihabara iyidir.

田中さんなら1時間前にここにいましたよ。

Tanaka-san nara ichi-jikan mae ni koko ni imashita yo.

Tanaka’yı arıyorsanız bir saat önce buradaydı.

Nara şart cümlesi, cümlelerdeki hareketlerin geçici izafi sıralaması açısından bir kısıtlama yoktur. Bu yönüyle nara cümlesi; ba, tara ve to şart cümlelerine benzemez. Ana cümlede ifade edilen hareket nara cümlesindeki hareketin zamanından önce veya sonra olabilir. Örneğin;

中国に行くなら、万里の長城を見てください。

Chūgoku ni iku nara, Banri no Chōjō o mite kudasai.

Çin’e gidince Çin Seddi’ni ziyaret ediniz. (gittikten sonra).

中国に行くなら、ビザをとってください。

Chūgoku ni iku nara, biza o totte kudasai.

Çin’e gidecekseniz, lütfen vize alınız. (gitmeden önce).

Görüldüğü gibi nara bir olaydan sonra ne olacağını tahmin eden geçici bir durum veya genel şart için kullanılmaz. Benzer şekilde geçmişte olan ardışık iki olayı ifade etmek için kullanılmaz. Bununla birlikte nara cümlesi, amacı, varsayımı, öneriyi, ricayı ifade etmek ve çoğu gerçeği değerlendirmek için uygundur. Örneğin;

あなたが行くなら私も行きます。

Anata ga iku nara watashi mo ikimasu.

Sen gidersen ben de giderim.

新車なら高いでしょう。

Shinsha nara takai deshō.

Sıfır arabaları düşünüyorsanız sanırım pahalı.

林さんが来ないなら帰りませんか。

Hayashi-san ga konai nara kaerimasen ka.

Hayashi gelmezse geri döner misin?

郵便局に行くなら60円の切手を5枚買って来てください。

Yūbinkyoku ni iku nara rokujū-en no kitte o go-mai katte kite kudasai.

Postaneye gidersen 60 yen’lik 5 tane pul al.

前の試験が難しかった(の)なら今度の試験も難しいかもしれません。

Mae no shiken ga muzukashikatta (no) nara kondo no shiken mo muzukashii kamoshiremasen.

Bir önceki sınav zorsa sonraki sınav zor olabilir.

もし私が男ならフットボールをするでしょう。

Moshi watashi ga otoko nara futtobōru o suru deshō.

Eğer, erkek olsaydım futbol oynardım.

. . . ても te mo (olsa bile / -diği halde, ise de, -e rağmen )

Bir fiil veya sıfatın te çekiminden sonra も mo edatının eklenmesiyle elde edilen bir çekimdir. Ve “olsa bile” anlamına gelen tavizkar (imtiyazlı) bir cümle oluşturur. Örneğin;

いっしょうけんめい勉強しても 100 点は取れませんでした。

İsshōkenmei benkyō shite mo 100-ten wa toremasendeshita.

Çok çalışsamda 100 puan alamadım.

いい本なら高くても買います。

İi hon nara takakute mo kaimasu.

İyi bir kitapsa pahalı olsa bile alırım.

高いなら便利でも買いません。

Takai nara benri demo kaimasen.

Pahalı olursa kullanışlı olsa bile almam.

Soru zamirleriyle kullanıldığında “-e rağmen, her şeye rağmen” anlamına gelmektedir. Örneğin;

どこを探しても見つかりませんでした。

Doko o sagashite mo mitsukarimasendeshita.

Nereyi arasam da herşeye rağmen bulamadım. Her yere bakmama rağmen bulamadım.

姉は何を食べても太りません。

Ane wa nani o tabete mo futorimasen.

Ablam ne yerse yesin, her şeye rağmen kilo almıyor.

いくら がんばってもできません。

İkura ganbatte mo dekimasen.

Ne kadar çabalarsam çabalayayım her şeye rağmen yapamıyorum.

İzin alma ve yasaklama

ても te mo çekimi ile kabul ibaresi いいです ii desu birleştirilerek izin alıp verirken kullanılabilir. Türkçe’ye “-se de sorun değil” şeklinde çevirebiliriz. Örneğin; 帰ってもいいです Kaette mo ii desu (dönse de sorun değil, dönebilir, eve gitse bile sorun değil, eve gidebilir)

Diğer yandan, . . . ては te wa ile いけません ikemasen birleştirilerek yasaklama ifadesi elde edilir. Türkçe’ye “-mezsin” şeklinde çevrilebilir. Örneğin; 帰ってはいけません Kaette wa ikemasen (dönemezsin, dönmek yasak, eve gitmek yasak)

Ayrıca izin cümleleri, yardımseverlik veya nezaket göstermek için sık sık cümle sonu vurgulama edatı よ yo ile birlikte kullanılır.

てもいい te mo ii ve . . . てはいけない te wa ikenai kalıpları sadece fiillerle kullanılmaz. Bir de minimum koşul, nitelik veya gereksinimi belirtmek için bildirme eki ve sıfatlarla da kullanılır. Örneğin;

部屋は狭くてもいいです。

Heya wa semakute mo ii desu.

Odanın küçük olması sorun değil. / Küçük oda makbuldür.

暗くてはいけません。

Kurakute wa ikemasen.

Karanlıkta durmamalısın. / Karanlık oda makbul değildir.

ジーパンでもいいですよ。

Jīpan de mo ii desu yo.

Kot pantolon giyebilirsin.

ジーパンではいけません。

Jīpan de wa ikemasen.

Kot pantolon giymemelisin.

Zorunluluk ve Serbestlik

なくては nakute wa ile いけません ikemasen birleştirilerek zorunluluk ifadesi oluşturabilir.

Örneğin; 帰らなくてはいけません kaeranakute wa ikemasen (eve gitmek zorundayım, eve gitmeliyim)

なくても nakute mo ile kabul ibaresi いいです ii desu birleştirilerek bir eylemin yapılmaması konusunda serbestlik tanımak için kullanılır. Örneğin; 帰らなくてもいいです kaeranakute mo ii desu (dönmeyebilirsin, dönmemekte serbestsin, dönmek zorunda değilsin). Örneğin;

あしたまでに家賃を払わなくてはいけません。

Ashita made ni yachin o harawanakute wa ikemasen.

Kirayı yarına kadar ödemek zorundayım.

あしたは仕事に行かなくてもいいです。

Ashita wa shigoto ni ikanakute mo ii desu.

Yarın işe gitmek zorunda değilim.

Zorunluluk ve serbestlik yapılarını isim ve sıfatlarla da kullanabilirsiniz. Örneğin;

安くなくてもいいですよ。

Yasukunakute mo ii desu yo.

Ucuz olmaması sorun değil.

安くなくてはいけません。

Yasukunakute wa ikemasen.

Ucuza almak zorundasın.

ダイヤじゃなくてもいいです。

Daiya ja nakute mo ii desu.

Elmas olmaması sorun değil. (herhangi bir değerli taş olabilir.)

ダイヤじゃなくてはいけません。

Daiya ja nakute wa ikemasen.

Elmas olmak zorunda. (Sadece elmas olabilir.)

Bazen なくては nakute wa kalıbı yerine なければ nakereba kalıbı kullanılır. Örneğin, 帰らなければいけません kaeranakereba ikemasen ve 帰らなくてはいけません kaeranakute wa ikemasen. Her ikisinin anlamı da “eve gitmek zorundayım” dır. Ek olarak, bu yapıda, なりません narimasen ile いけません ikemasen yer değiştirebilir. İkisi de hemen hemen aynı manadadır. Ama なりません narimasen, doğal olarak ortaya çıkan zorunlu kaçınılmaz olduğu anlamını verir. Örneğin;

私は大阪に行かなければなりません。

Watashi wa Ōsaka ni ikanakereba narimasen.

Osaka’ya gitmeliyim. Osaka’ya gitmek zorundayım.