Menü Kapat

申す | demek, söylemek | to say | もうす |

Anlamı
1) demek, söylemek, denilmek [mütevazı dil, godan fiil, geçişli fiil]
2) yapmak, etmek (お- veya ご- ile başlayan bir kelimeden sonra) [mütevazı dil, godan fiil, geçişli fiil]

Meaning
1) to say, to be called [humble language, godan verb, transitive verb]
2) to do (after a word beginning with お- or ご-) [humble language, godan verb, transitive verb]

触る | dokunmak | to touch | さわる |

Anlamı
1) dokunmak, ellemek, el sürmek [godan fiili, geçişli fiil, geçişsiz fiil]
2) karışmak, yaklaşmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
3) zararı dokunmak, engellemek, mani olmak [godan fiili, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to touch, to feel [godan verb, intransitive verb, transitive verb]
2) to get involved (with), to approach [godan verb, intransitive verb]
3) to be harmful to, to hinder, to interfere with, to irritate [godan verb, intransitive verb]

植える | (bitki) dikmek | to plant | うえる |

Anlamı
1) (bitki) dikmek, (bitki) yetiştirmek [ichidan fiil, geçişli fiil]
2) yerleştirmek, nakletmek, aşılamak, koymak [ichidan fiil, geçişli fiil]
3) (bulaşıcı etken) mikrop aşılamak [ichidan fiil, geçişli fiil]
4) (fikir) aşılamak, telkin etmek [ichidan fiil, geçişli fiil]

Meaning
1) to plant, to grow, to raise [ichidan verb, transitive verb]
2) to insert, to transplant, to implant, to set (type) [ichidan verb, transitive verb]
3) to inoculate (e.g. an infectious agent) [ichidan verb, transitive verb]
4) to instill (idea, value, etc.), to inculcate [ichidan verb, transitive verb]

笑う | gülmek | to laugh | わらう |

Anlamı
1) gülmek, kahkaha atmak [godan fiil, geçişli fiil]
2) gülümsemek, tebessüm etmek [godan fiil, geçişli fiil]
3) dudak bükmek, küçümsemek, alay etmek (özellikle 嗤う) [godan fiil, geçişli fiil]
4) çok şaşırmak, donup kalmak, abliyi kaçırmak (笑ってしまう veya 笑っちゃう gibi) [godan fiil, geçişli fiil]

Meaning
1) to laugh [godan verb, intransitive verb]
2) to smile [godan verb, intransitive verb]
3) to sneer, to ridicule (esp. 嗤う) [godan verb, intransitive verb]
4) to be dumbfounded, to be flabbergasted (as 笑ってしまう or 笑っちゃう) [godan verb, intransitive verb]

焼く | yakmak | to burn | やく |

Anlamı
1) yakmak [godan fiili, geçişli fiil]
2) kızartmak, ızgara yapmak, ızgarada pişirmek, fırında pişirmek, ızgarada kızartmak [godan fiili, geçişli fiil]
3) ısıtmak, kızdırmak [godan fiili, geçişli fiil]
4) (tuğla, kömür, çanak çömlek) pişirmek, ateşte kurutmak, ateşe vermek, yakmak [godan fiili, geçişli fiil]
5) bronzlaştırmak, karartmak, yakmak [godan fiili, geçişli fiil]
6) (fotoğraf) basmak, (optik disk) yakmak [godan fiili, geçişli fiil]
7) hasetlenmek, kıskanmak [godan fiili, geçişli fiil]

Meaning
1) to burn [godan verb, transitive verb]
2) to roast, to broil, to grill, to bake, to toast, to barbecue [godan verb, transitive verb]
3) to heat, to heat up [godan verb, transitive verb]
4) to make (charcoal, pottery, bricks, etc.), to bake, to fire, to burn [godan verb, transitive verb]
5) to tan (i.e. suntan), to burn [godan verb, transitive verb]
6) to print (a photo), to burn (an optical disc) [godan verb, transitive verb]
7) to be jealous of, to be envious of, to envy [godan verb, transitive verb]