Menü Kapat

まみえる | 見える | tanışmak | meet |

Anlamı
1) dinleyici olmak, tanışmak, görmek [mütevazı dil, ichidan fiil, geçişsiz fiil]
2) (düşman) yüzyüze gelmek, karşılaşmak [ichidan fiil, geçişsiz fiil]
3) (özellikle bir eş/hanım gibi) hizmet etmek [ichidan fiil, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to have an audience, to meet, to see [humble language, ichidan verb, intransitive verb]
2) to face (an enemy), to confront [ichidan verb, intransitive verb]
3) to serve (esp. as one’s wife) [ichidan verb, intransitive verb]

見える | görülmek | be seen | みえる |

Anlamı
1) görülmek, görünmek, yakında olmak [ichidan fiili, geçişsiz fiil]
2) gözükmek, görünmek [ichidan fiili, geçişsiz fiil]
3) gelmek, gelip görünmek [saygı dili, ichidan fiili, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to be seen, to be in sight [ichidan verb, intransitive verb]
2) to look, to seem, to appear [ichidan verb, intransitive verb]
3) to come [honorific language, ichidan verb, intransitive verb]

寄る | yaklaşmak | approach | よる |

Anlamı
1) yaklaşmak, yanaşmak, yakınlaşmak, yakın olmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) (bir yerde) toplanmak, bir araya gelmek, buluşmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
3) (başka bir yere giderken) uğramak, geçerken uğramak, kısa bir ziyaret yapmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
4) artmak, büyümek [godan fiili, geçişsiz fiil]
5) (buruşuk, kırışık) olmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
6) yaslanmak, dayanmak (倚る, 凭る gibi de yazılır) [godan fiili, geçişsiz fiil]
7) kemerini tutarken rakibini itmek [sumo terimi, godan fiili, geçişsiz fiil]
8) fiyat belirleyip anlaşmaya varmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
9) (bir insan) üzerinde etkisi olmak, boyun eğmek [arkaik, godan fiili, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to approach, to draw near, to come near, to be close to [godan verb, intransitive]
2) to gather (in one place), to come together, to meet [godan verb, intransitive]
3) to stop by (while on one’s way to another place), to drop by, to make a short visit [godan verb, intransitive]
4) to grow old, to grow high (number, etc.) [godan verb, intransitive]
5) to grow (wrinkly) [godan verb, intransitive]
6) to lean against, to recline on (also written as 倚る, 凭る) [godan verb, intransitive]
7) to push one’s opponent while holding their belt [sumo term, godan verb, intransitive]
8) to decide on a price and come to a deal [godan verb, intransitive]
9) to be swayed by (a person), to yield to [archaism, godan verb, intransitive]

頑張る | sebat etmek | persevere | がんばる |

Anlamı
1) sebat etmek, direşmek, devam etmek, dayanmak, direnmek, elinden geleni yapmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) ısrar etmek, (bir görüşe) bağlı kalmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
3) bir yerde kalmak, görevine bağlı olmak, harekete izin vermemek [godan fiili, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to persevere, to persist, to keep at it, to hang on, to hold out, to do one’s best [godan verb, intransitive verb]
2) to insist that, to stick to (one’s opinion) [godan verb, intransitive verb]
3) to remain in a place, to stick to one’s post, to refuse to budge [godan verb, intransitive verb]

慣れる | alışmak | get used | なれる |

Anlamı
1) alışmak, adapte olmak, alışmaya başlamak, aşina olmak (özellikle 慣れる) [ichidan fiili, geçişsiz fiil]
2) ustalaşmak, deneyim kazanmak, pişmek (özellikle 慣れる) [ichidan fiili, geçişsiz fiil]
3) evcilleşmek (özellikle 馴れる) [ichidan fiili, geçişsiz fiil]
4) … yapmaya alışmak (fiilin -masu kökünden sonra) [ichidan fiili, yardımcı fiil]

Meaning
1) to get used to, to grow accustomed to, to become familiar with (esp. 慣れる) [ichidan verb, intransitive verb]
2) to become skilled in, to become experienced at (esp. 慣れる) [ichidan verb, intransitive verb]
3) to become tame, to become domesticated (esp. 馴れる) [ichidan verb, intransitive verb
4) to get used to doing (after the -masu stem of a verb) [ichidan verb, auxiliary verb]

滑る | kaygan olma | be slippery | ぬめる |

Anlamı
1) kaygan olmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) cezbedici bir şekilde hareket etmek, neşeyle yürümek (Anlamı ぬめる ile sınırlı) [godan fiili, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to be slippery, to be slimy [godan verb, intransitive verb]
2) to behave charmingly, to walk merrily (Meaning restricted to ぬめる) [godan verb, intransitive verb]

滑る | kaymak | glide | すべる |

Anlamı
1) (bir yerden vb.) kaymak, (örn. kayak ile) kaymak [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) (sınavda) başarısız olmak, (şaka yaparken) fiyasko ile sonuçlanmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
3) düşmek, aşağı inmek, (statü) kaybetmek [godan fiili, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to glide, to slide (e.g. on skis), to slip [godan verb, intransitive verb]
2) to fail (an examination), to bomb (when telling a joke) [godan verb, intransitive verb]
3) to drop, to go down, to come down, to fall (e.g. in status) [godan verb, intransitive verb]