Menü Kapat

起こす | kaldırmak | raise up | おこす |

Anlamı
1) kaldırmak, yükseltmek [godan fiili, geçişli fiil]
2) uyandırmak, gözlerini açmak [godan fiili, geçişli fiil]
3) sebep olmak, yol açmak, sebebiyet vermek, meydana getirmek, (ısı, elektrik vs.) üretmek [godan fiili, geçişli fiil]
4) başlatmak, kurmak, bulmak, açmak [godan fiili, geçişli fiil]
5) tarla sürmek, çift sürmek, saban sürmek [godan fiili, geçişli fiil]
6) hastalanmak [godan fiili, geçişli fiil]
7) yazmak, not etmek [godan fiili, geçişli fiil]
8) (bir kart) çevirmek [godan fiili, geçişli fiil]

Meaning
1) to raise, to raise up, to set up, to pick up [godan verb, transitive verb]
2) to wake, to wake up, to waken, to awaken [godan verb, transitive verb]
3) to cause, to bring about, to lead to, to trigger, to give rise to, to create, to generate (e.g. heat, electricity), to produce [godan verb, transitive verb]
4) to start, to begin, to launch, to establish, to found, to set up, to open [godan verb, transitive verb]
5) to plough, to plow, to till [godan verb, transitive verb]
6) to fall ill with [godan verb, transitive verb]
7) to transcribe, to write down (what is spoken) [godan verb, transitive verb]
8) to turn over (a card) [godan verb, transitive verb]

寄る | yaklaşmak | approach | よる |

Anlamı
1) yaklaşmak, yanaşmak, yakınlaşmak, yakın olmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) (bir yerde) toplanmak, bir araya gelmek, buluşmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
3) (başka bir yere giderken) uğramak, geçerken uğramak, kısa bir ziyaret yapmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
4) artmak, büyümek [godan fiili, geçişsiz fiil]
5) (buruşuk, kırışık) olmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
6) yaslanmak, dayanmak (倚る, 凭る gibi de yazılır) [godan fiili, geçişsiz fiil]
7) kemerini tutarken rakibini itmek [sumo terimi, godan fiili, geçişsiz fiil]
8) fiyat belirleyip anlaşmaya varmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
9) (bir insan) üzerinde etkisi olmak, boyun eğmek [arkaik, godan fiili, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to approach, to draw near, to come near, to be close to [godan verb, intransitive]
2) to gather (in one place), to come together, to meet [godan verb, intransitive]
3) to stop by (while on one’s way to another place), to drop by, to make a short visit [godan verb, intransitive]
4) to grow old, to grow high (number, etc.) [godan verb, intransitive]
5) to grow (wrinkly) [godan verb, intransitive]
6) to lean against, to recline on (also written as 倚る, 凭る) [godan verb, intransitive]
7) to push one’s opponent while holding their belt [sumo term, godan verb, intransitive]
8) to decide on a price and come to a deal [godan verb, intransitive]
9) to be swayed by (a person), to yield to [archaism, godan verb, intransitive]

頑張る | sebat etmek | persevere | がんばる |

Anlamı
1) sebat etmek, direşmek, devam etmek, dayanmak, direnmek, elinden geleni yapmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) ısrar etmek, (bir görüşe) bağlı kalmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
3) bir yerde kalmak, görevine bağlı olmak, harekete izin vermemek [godan fiili, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to persevere, to persist, to keep at it, to hang on, to hold out, to do one’s best [godan verb, intransitive verb]
2) to insist that, to stick to (one’s opinion) [godan verb, intransitive verb]
3) to remain in a place, to stick to one’s post, to refuse to budge [godan verb, intransitive verb]