Menü Kapat

開く | açılmak | open | あく |

Anlamı
1) açılmak (örn. kapı) (özellikle 開く) [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) başlamak (iş vs.) (özellikle 開く) [godan fiili, geçişsiz fiil]
3) boş olmak (özellikle 空く) [godan fiili, geçişsiz fiil]
4) boşta olmak, müsait olmak, boş olmak (özellikle 空く) [godan fiili, geçişsiz fiil]
5) (yaka) açık olmak (özellikle 明く) [godan fiili, geçişsiz fiil]
6) (göz, ağız vs.) açılmış olmak (özellikle 明く) [godan fiili, geçişsiz fiil]
7) sona ermek (özellikle 明く) [godan fiili, geçişsiz fiil]
8) (göz, ağız vs.) açmak (özellikle 明く) [godan fiili, geçişli fiil]
9) boşluk olmak, aralık olmak, (olaylar arasında) boşluk olmak [godan fiili, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to open (e.g. doors) (esp. 開く) [godan verb, intransitive verb]
2) to open (e.g. business, etc.) (esp. 開く) [godan verb, intransitive verb]
3) to be empty (esp. 空く) [godan verb, intransitive verb]
4) to be vacant, to be available, to be free (esp. 空く) [godan verb, intransitive verb]
5) to be open (e.g. neckline, etc.) (esp. 明く) [godan verb, intransitive verb]
6) to have been opened (of one’s eyes, mouth, etc.) (esp. 明く) [godan verb, intransitive verb]
7) to come to an end (esp. 明く) [godan verb, intransitive verb]
8) to open (one’s eyes, mouth, etc.) (esp. 明く) [godan verb, transitive verb]
9) to have a hole, to form a gap, to have an interval (between events) [godan verb, intransitive verb]

履く

Anlamı
1) giymek (alt vücut kıyafeti; örn. kilot, don vs.) (genellikle 履く veya 穿く) [godan fiili, geçişli fiil]
2) (bele bir kılıç) kuşanmak, bağlamak, takmak (genelde 佩く veya 帯く)
3) (bir yaya (ok) kiriş) bağlamak, takmak, yerleştirmek [arkaik]

Meaning
1) to put on (lower-body clothing, e.g. pants, skirt, footwear), to wear (usu. 履く or 穿く) [godan verb, transitive verb]
2) to affix (a sword to one’s hip) (usu. 佩く or 帯く)
3) to affix (a bowstring to a bow) [archaism]

聞く

Anlamı
1) duymak, işitmek [godan fiili, geçişli fiil]
2) (örn. müzik) dinlemek (özellikle 聴く)
3) sormak, sorgulamak, sorguya çekmek, soruşturmak (yasal ve resmi durumlarda 聴く)
4) duymak, haberdar olmak, öğrenmek
5) (nasihat) uymak, itaat etmek
6) (örn. savunma) istemek, (isteğini) dinlemek, (belge) almak, dikkate almak
7) (tütsü vs.) koklamak, koku almak, (koku) sürmek (Anlamı 聞く , 聴く ile sınırlı)
8) (alkol) tatmak, tadına bakmak, denemek (利く şeklinde de kullanılır)

Meaning
1) to hear [godan verb, transitive verb]
2) to listen (e.g. to music) (esp. 聴く)
3) to ask, to enquire, to query (聴く is used in legal and official contexts)
4) to hear about, to hear of, to learn of
5) to follow (advice, order, etc.), to obey, to listen to, to comply with
6) to hear (e.g. a plea), to grant (a request), to accept (e.g. an argument), to give consideration to
7) to smell (esp. incense), to sample (a fragrance) (Meaning restricted to 聞く , 聴く)
8) to taste (alcohol), to try (also 利く)

開く

Anlamı
1) açmak, açılmak, açtırmak, başlatmak, başlamak [godan fiili, geçişli fiil, geçişsiz fiil]
2) çiçek açmak, çiçeklenmek
3) (dükkan) açmak, iş yeri açmak, işe başlamak
4) genişlemek, bollaşmak, genişletmek
5) (toplantı, parti) düzenlemek, (parti) vermek [godan fiili, geçişli fiil]
6) (hanedan) kurmak, (mezhep) bulmak, başlatmak
7) (sınır, liman vs.) açmak
8) (hesap) açmak
9) (yol) açmak, yolu temizlemek
10) (dosya) açmak [bilgisayar terminilojisi]
11) (kök) bulmak, denklemin kökünü bulmak [matematik terimi]
12) (balık) kesip açmak, temizlemek (魚を開く gibi) [yiyecek terimi]
13) değiştirmek (kanjiyi hiraganaya)
14) genişlemek (giysi, etek vs.) [godan fiili, geçişsiz fiil]
15) yavaşlamak, hız kaybetmek (体が開く, 肩が開く vs. gibi) [spor terimi]

Meaning
1) to open, to undo, to unseal, to unpack [godan verb, transitive verb, intransitive verb]
2) to bloom, to unfold, to spread out
3) to open (for business, e.g. in the morning)
4) to be wide (gap, etc.), to widen
5) to hold (meeting, party, etc.), to give, to open [godan verb, transitive verb]
6) to found (nation, dynasty, sect, etc.), to open (a new business), to set up, to establish, to start
7) to open (ports, borders, etc.)
8) to open (an account)
9) to open up (new land, path, etc.), to clear, to develop
10) to open (a file, etc.) [computer terminology]
11) to extract (root), to reduce (equation) [mathematics]
12) to cut open (fish) (as 魚を開く) [food term]
13) to change (kanji into hiragana)
14) to flare (e.g. skirt) [godan verb, intransitive verb]
15) to slacken (into a poor posture) (as 体が開く, 肩が開く, etc.) [sports term]

鳴く

Anlamı
1) (kuş) ötmek, şakımak [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) ses çıkarmak, bağırmak, seslenmek, cıvıldamak

Meaning
1) to sing (bird) [godan verb, intransitive verb]
2) to make sound (animal), to call, to cry, to chirp

磨く

Anlamı
1) cilalamak, parlatmak [godan fiili, geçişli fiil]
2) arıtmak, tasfiye etmek, rafine etmek, geliştirmek, düzeltmek

Meaning
1) to polish, to shine, to brush (e.g. teeth), to grind (e.g. lens) [godan verb, transitive verb]
2) to refine (e.g. a skill), to improve, to cultivate