Menü Kapat

すすむ | 進む | ilerlemek | to advance |

Anlamı
1) ilerlemek, gelişmek [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) önde olmak, önünde gitmek [godan fiili, geçişsiz fiil]
3) başarı kaydetmek, ilerlemek [godan fiili, geçişsiz fiil]
4) derinleşmek, yükselmek [godan fiili, geçişsiz fiil]
5) hızlı olmak, önde olmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
6) kendi özgür iradesiyle yapmak [godan fiili, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to advance, to go forward [godan verb, intransitive verb]
2) to precede, to go ahead (of) [godan verb, intransitive verb]
3) to make progress, to improve [godan verb, intransitive verb]
4) to deepen, to heighten [godan verb, intransitive verb]
5) to be fast (of a clock), to be ahead [godan verb, intransitive verb]
6) to do of one’s own free will [godan verb, intransitive verb]

すさむ | 進む | yabanileşmek | to grow wild |

Anlamı
1) yabanileşmek, ziyan olmak, yozlaşmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) (sanat, zanaat vs.) bozulmak, zarifliği kaybetmek, (hüner) kötüleşmek [godan fiili, geçişsiz fiil]
3) (rüzgar, yağmur) şiddetlenmek, daha da şiddetli hale gelmek (genellikle masu kökünden sonra) [godan fiili, geçişsiz fiil, yardımcı fiil]

Meaning
1) to grow wild, to run to waste, to become degenerate [godan verb, intransitive verb]
2) to become rough (of art, craft, etc.), to lose refinement, to deteriorate (of skill) [godan verb, intransitive verb]
3) to intensify (of wind, rain, etc.), to become more severe (usu. after -masu stem) [godan verb, intransitive verb, auxiliary verb]

噛む | ısırmak | bite | かむ |

Anlamı
1) ısırmak [godan fiili, geçişli fiil]
2) çiğnemek, kemirmek [godan fiili, geçişli fiil]
3) sözleri karıştırmak, kekelemek [godan fiili, geçişli fiil]
4) (dalgalar) çarpmak, (kıyıya) vurmak [godan fiili, geçişli fiil]
5) (diş, fermuar) birbirine geçirmek, birbirine tutturmak, birbirine geçmek [godan fiili, geçişli fiil]
6) işin içine girmek, içinde bulunmak, karışmak, meşgul olmak [godan fiili, geçişli fiil]
7) kafalamak, aklını çelmek, ikna etmek, inandırmak (Edo dönemi hayat kadınları için kullanılır.) [arkaik, godan fiili, geçişli fiil]

Meaning
1) to bite [godan verb, transitive verb]
2) to chew, to gnaw, to masticate [godan verb, transitive verb]
3) to fumble one’s words (esp. during a play, broadcast, etc.), to falter with one’s words, to stutter, to stammer [godan verb, transitive verb]
4) to crash against (e.g. of waves), to break onto (shore) [godan verb, transitive verb]
5) to engage (of cogs, zippers, etc.), to mesh, to fit together [godan verb, transitive verb]
6) to be involved in [godan verb, transitive verb]
7) to convince, to persuade (used by Edo period prostitutes) [archaism, godan verb, transitive verb]

頼む | rica etmek | to request | たのむ |

Anlamı
1) rica etmek, istemek, talep etmek [godan fiili, geçişli fiil]
2) aramak, sipariş vermek, rezerve etmek
3) emanet etmek, bırakmak
4) güvenmek (özellikle 恃む)
5) lütfen, rica ederim, lütfen yapar mısın? [konuşma dili, ünlem]

Meaning
1) to request, to beg, to ask [godan verb, transitive verb]
2) to call, to order, to reserve
3) to entrust to
4) to rely on (esp. 恃む)
5) please, please do [colloquialism, interjection]

読む | okumak | to read | よむ |

Anlamı
1) okumak [godan fiili, geçişli fiil]
2) saymak, hesaba katmak (Deyimlerde sıkça kullanılır.)
3) tahmin etmek, sezmek

Meaning
1) to read [godan verb, transitive verb]
2) to count (now mostly used in idioms)
3) to guess, to predict, to read (someone’s thoughts), to see (e.g. into someone’s heart), to divine

休む | dinlenmek | to rest | やすむ |

Anlamı
1) hazır bulunmamak, izin almak (iş yerinden vb) [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) dinlenmek, ara/mola vermek, teneffüse çıkmak
3) yatmak, uyumaya gitmek, (yatıp) uyumak, yatmaya gitmek
4) bir süreliğine yapılan işe ara vermek, işe ara vermek

Meaning
1) to be absent, to take a day off [godan verb, intransitive verb]
2) to rest, to have a break
3) to go to bed, to (lie down to) sleep, to turn in, to retire
4) to stop doing some ongoing activity for a time, to suspend business

飲む | içmek | to drink | のむ |

Anlamı
1) (su, ilaç) içmek, yutuvermek (呑む  , sık sık mecazi olarak kullanılır. 服む  ise sık sık ilaç için kullanılır.) [godan fiili, geçişli fiil]
2) (sigara, pipo, puro, afyon vb.) içmek (喫む şeklinde de yazılır.)
3) içine çekmek, yutmak
4) bastırmak, durdurmak, yok etmek
5) (şart, istek, talep) kabul etmek, razı olmak, kabullenmek
6) önem vermemek, hafife almak

Meaning
1) to drink, to gulp, to swallow, to take (medicine) (呑む is often used metaphorically; 服む is often used for medicine) [godan verb, transitive verb]
2) to smoke (tobacco) (also written 喫む)
3) to engulf, to overwhelm
4) to keep down, to suppress
5) to accept (e.g. demand, condition)
6) to make light of, to conceal