Menü Kapat

構う | önemsemek | to care about | かまう |

Anlamı
1) dikkat etmek, önemsemek, merak etmek, kaygılanmak [godan fiili]
2) sorun olmak, güçlük vermek [godan fiili, geçişsiz fiil]
3) eşlik etmek, ilgilenmek, bakmak, gözetmek, ağırlamak, dikkat etmek, ile zaman geçirmek [godan fiili]
4) mani olmak, burnunu sokmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
5) takılmak, sataşmak [godan fiili, geçişli fiil]
6) kovmak, yasaklamak [arkaik, godan fiili, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to mind, to care about, to be concerned about, to have a regard for [godan verb]
2) to be an issue, to matter, to create inconvenience [godan verb, intransitive verb]
3) to keep company, to care for, to look after, to entertain, to pay attention to, to spend time with [godan verb]
4) to interfere with, to meddle in [godan verb, intransitive verb]
5) to tease [godan verb, transitive verb]
6) to banish, to prohibit [archaism, godan verb, intransitive verb]

伺う | sormak | to ask, to inquire | うかがう |

Anlamı
1) sormak, sorguya çekmek, ifadesini almak, söylenmek [mütevazı dil, godan fiili, geçişli fiil]
2) (bir kehanet için tanrıya) yalvarmak, (amirden) talimat sormak [godan fiili, geçişli fiil]
3) ziyaret etmek [mütevazı dil, godan fiili, geçişsiz fiil]
4) (tiyatroda vs. büyük bir kalabalığa) konuşmak (御機嫌を伺う dan) [godan fiili, geçişsiz fiil]

Meaning
1) to ask, to inquire, to hear, to be told [humble language, godan verb, transitive verb]
2) to implore (a god for an oracle), to seek direction (from your superior) [godan verb, transitive verb]
3) to visit [humble language, godan verb, intransitive verb]
4) to speak to (a large crowd at a theatre, etc.) (from 御機嫌を伺う) [godan verb, intransitive verb]

仕舞う | bitirmek | to finish | しまう |

Anlamı
1) bitirmek, bırakmak, sona erdirmek, sonuna getirmek [godan fiili, geçişli fiil]
2) (işyeri) kapatmak, faliyetine son vermek, kapısına kilit vurmak [godan fiili, geçişli fiil]
3) saklamak, ayırmak, tutmak [godan fiili, geçişli fiil]
4) eksiksiz yapmak, tamamlamak (bir fiilin te çekiminden sonra) [godan fiili, yardımcı fiil]
5) kazara yapmak, anlamsızca yapmak, (bir şeyler) yapacağı tutmak (bir fiilin te çekiminden sonra) [godan fiili, yardımcı fiil]

Meaning
1) to finish, to stop, to end, to put an end to, to bring to a close [godan verb, transitive verb]
2) to close (a business, etc.), to close down, to shut down, to shut up [godan verb, transitive verb]
3) to put away, to put back, to keep, to store [godan verb, transitive verb]
4) to do completely, to finish (after the -te form of a verb) [godan verb, auxiliary verb]
5) to do accidentally, to do without meaning to, to happen to do (after the -te form of a verb) [godan verb, auxiliary verb]

合う | toplanmak | to come together | あう |

Anlamı
1) toplanmak, buluşmak, bir araya gelmek, birleşmek [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) uygun olmak, (birbirine) uymak, uygun gelmek, anlaşmak, doğru olmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
3) yararlı olmak, adil olmak [godan fiili, geçişsiz fiil]
4) birlikte yapmak, karşılıklı yapmak (bir fiilin masu kökünden sonra) [yardımcı fiil, godan fiili]

Meaning
1) to come together, to merge, to unite, to meet [godan verb, intransitive verb]
2) to fit, to match, to suit, to agree with, to be correct [godan verb, intransitive verb]
3) to be profitable, to be equitable [godan verb, intransitive verb]
4) to do … to each other, to do … together (after the -masu stem of a verb) [auxiliary verb, godan verb]

笑う | gülmek | to laugh | わらう |

Anlamı
1) gülmek, kahkaha atmak [godan fiil, geçişli fiil]
2) gülümsemek, tebessüm etmek [godan fiil, geçişli fiil]
3) dudak bükmek, küçümsemek, alay etmek (özellikle 嗤う) [godan fiil, geçişli fiil]
4) çok şaşırmak, donup kalmak, abliyi kaçırmak (笑ってしまう veya 笑っちゃう gibi) [godan fiil, geçişli fiil]

Meaning
1) to laugh [godan verb, intransitive verb]
2) to smile [godan verb, intransitive verb]
3) to sneer, to ridicule (esp. 嗤う) [godan verb, intransitive verb]
4) to be dumbfounded, to be flabbergasted (as 笑ってしまう or 笑っちゃう) [godan verb, intransitive verb]

歌う | şarkı söylemek | to sing | うたう |

Anlamı
1) şarkı söylemek, söylemek [godan fiili, geçişli fiil, geçişsiz fiil]
2) okumak (şiir) bestelemek, yazmak (müzik/şiir) (özellikle 歌う, 詠う) [godan fiili, geçişli fiil]

Meaning
1) to sing [godan verb, transitive verb,  intransitive verb]
2) to sing (one’s praises in a poem, etc.), to compose a poem, to recite a poem (esp. 歌う, 詠う) [godan verb, transitive verb]

言う | söylemek | to say | いう |

Anlamı
1) söylemek, demek, ifade etmek, açıklamak, bildirmek [godan fiili]
2) ad koymak, isim koymak, isim vermek, adlandırmak
3) homurdanmak, söylenmek, söylenerek gitmek (Anlamı 言う ile sınırlı)

Meaning
1) to say, to utter, to declare [godan verb]
2) to name, to call
3) to go (e.g. “the alarm went ping”), to make a noise (Meaning restricted to 言う)