Menü Kapat

歌う

Anlamı
1) şarkı söylemek, söylemek [godan fiili, geçişli fiil, geçişsiz fiil]
2) okumak (şiir) bestelemek, yazmak (müzik/şiir) (özellikle 歌う, 詠う) [godan fiili, geçişli fiil]

Meaning
1) to sing [godan verb, transitive verb,  intransitive verb]
2) to sing (one’s praises in a poem, etc.), to compose a poem, to recite a poem (esp. 歌う, 詠う) [godan verb, transitive verb]

言う

Anlamı
1) söylemek, demek, ifade etmek, açıklamak, bildirmek [godan fiili]
2) ad koymak, isim koymak, isim vermek, adlandırmak
3) homurdanmak, söylenmek, söylenerek gitmek (Anlamı 言う ile sınırlı)

Meaning
1) to say, to utter, to declare [godan verb]
2) to name, to call
3) to go (e.g. “the alarm went ping”), to make a noise (Meaning restricted to 言う)

買う

Anlamı
1) satın almak, almak (Batı Japonya’da 買う , こうた, こうて, vs. gibi ahenkli bir şekilde çekilir.) [godan fiili, geçişli fiil]
2) değer vermek, değerini bilmek, önem vermek
3) (belirli bir duyguyu) uyandırmak, kışkırtmak, tahrik etmek, kızıştırmak

Meaning
1) to buy, to purchase (in western Japan, 買う conjugates euphonically as こうた, こうて, etc.) [godan verb, transitive verb]
2) to value, to have a high opinion
3) to stir, to provoke, to draw upon oneself

洗う

Anlamı
1) yıkamak, temizlemek [godan fiili, geçişli fiil]
2) araştırmak, soruşturmak, incelemek, tahkik etmek
3) günahını/suçunu affettirmek, temize çıkarmak, beraet ettirmek
4) (deniz veya nehir suyunun) kıyıya vurmak

Meaning
1) to wash, to cleanse, to rinse [godan verb, transitive verb]
2) to inquire into, to investigate
3) to purify (one’s heart)
4) to lave (e.g. shore), to wash over (e.g. deck), to sweep

習う

Anlamı
1) ders almak, (öğretmenden) öğrenmek, (öğretmen gözetiminde) çalışmak [godan fiili, geçişli fiil]

Meaning
1) to take lessons in, to be taught, to learn (from a teacher), to study (under a teacher), to get training in [godan verb, transitive verb]

使う

Anlamı
1) kullanmak, yararlanmak (nesne, metot vs.) [godan fiili, geçişli fiil]
2) kullanmak (insan, hayvan, kukla vs.), hareket ettirmek, çalıştırmak, işletmek, çekip çevirmek
3) tüketmek, kullanmak (zaman, para vs.), harcamak, sarfetmek, (vakit) geçirmek
4) konuşmak, kullanmak (lisan)

Meaning
1) to use (a thing, method, etc.), to make use of, to put to use [godan verb, transitive verb]
2) to use (a person, animal, puppet, etc.), to employ, to handle, to manage, to manipulate
3) to use (time, money, etc.), to spend, to consume
4) to use (language), to speak

吸う

Anlamı
1) (sigara, pipo, puro, afyon vb.) içmek [godan fiili, geçişli fiil]
2) emmek, yudumlamak, höpürdetmek, höpür höpür içmek
3) soğurmak, içine çekmek, emmek, absorbe etmek
4) öpmek, öpüşmek

Meaning
1) to smoke, to breathe in, to inhale [godan verb, transitive verb]
2) to suck, to sip, to slurp
3) to absorb, to soak up
4) to kiss

会う

Anlamı
1) karşılaşmak, görüşmek, buluşmak (逢う , yakın arkadaş vs. için ve dokunaklı özellik veya dramatik özellik için kullanılır. 遭う, istenilmeyen ayrıntılar için kullanılır.) [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) kazaya uğramak, kaza geçirmek, kötü deneyim/tecrübe sahibi olmak (Özellikle 遭う ile yazıldığında)

Meaning
1) to meet, to encounter, to see (逢う is often used for close friends, etc. and may be associated with drama or pathos; 遭う may have an undesirable nuance) [godan verb, intransitive verb]
2) to have an accident, to have a bad experience (esp. 遭う when in kanji)

違う

Anlamı
1) (-den) ayrılmak, (-den) farklı olmak, (-den) başka olmak, benzememek [godan fiili, geçişsiz fiil]
2) normal şartlarda olmamak, olağanüstü durumda olmak
3) yanlış olmak, hatalı olmak, doğru olmamak
4) sözünü tutmamak
5) değil mi? [Kansai ağzı, ifade]

Meaning
1) to differ (from), to vary [godan verb, intransitive verb]
2) to not be in the usual condition
3) to not match the correct (answer, etc.)
4) to be different from promised
5) isn’t it?, wasn’t it? [Kansai-ben, expression]