Menü Kapat

過ぎる

Anlamı
1) içinden geçmek, yanından geçmek, ötesine geçmek [ichidan fiili, geçişsiz fiil]
2) (zaman) geçmek, akmak
3) süresi dolmak, bitmek, sona ermek
4) geçmek, aşmak, geride bırakmak
5) -den daha fazla olmamak (〜に過ぎない  vs. gibi)
6) fazla olmak, çok gelmek, fazla kaçmak (fiilin -masu kökünden veya sıfat kökünden sonra sık sık kullanılır.) [ichidan fiili, geçişsiz fiil, son ek]

Meaning
1) to pass through, to pass by, to go beyond [ichidan verb, intransitive verb]
2) to pass (i.e. of time), to elapse
3) to have expired, to have ended, to be over
4) to exceed, to surpass, to be above
5) to be no more than … (as 〜に過ぎない, etc.)
6) to be excessive, to be too much, to be too …  (often used after adjective stems or the -masu stems of verbs) [ichidan verb, intransitive verb, suffix]

苛める

Anlamı
1) kötü davranmak, zorbalık etmek, kabadayılık etmek, canını yakmak, eziyet etmek, azap çektirmek, sataşmak, zulmetmek [ichidan fiili, geçişli fiil]
2) dayanıklı olmak (örn. vücut), sert davranmak, sabretmek

Meaning
1) to ill-treat, to bully, to torment, to pick on, to tease, to be cruel to, to persecute [ichidan verb, transitive verb]
2) to be tough on (e.g. one’s body), to treat harshly

下げる

Anlamı
1) asmak, sarkıtmak, (üstünde) taşımak, takmak [ichidan fiili, geçişli fiil]
2) azaltmak, indirmek, düşürmek
3) alt sınıfa indirmek, geri çekmek
4) (tabak vs.) temizlemek, (masadan yiyecek vs.) kaldırmak

Meaning
1) to hang, to suspend, to wear (e.g. decoration) [ichidan verb, transitive verb]
2) to lower, to reduce, to bring down
3) to demote, to move back, to pull back
4) to clear (plates), to remove (food, etc. from table or altar)

汚れる

Anlamı
1) kirlenmek, pislenmek [ichidan fiil, geçişsiz fiil]
2) lekelenmek, lekeli olmak, bozulmak, iffetini kaybetmek

Meaning
1) to get dirty, to become dirty [ichidan verb, intransitive verb]
2) to become sullied, to become corrupted, to lose one’s chastity

育てる

Anlamı
1) kaldırmak, yükseltmek, dikmek [ichidan fiili, geçişli fiil]
2) eğitmek, terbiye etmek, yetiştirmek, öğretmek, okutmak
3) büyümesini desteklemek, yetiştirmek, beslemek, büyütmek, bakmak, geliştirmek

Meaning
1) to raise, to rear, to bring up [ichidan verb, transitive verb]
2) to train, to teach, to educate
3) to promote the growth of, to nurture, to foster, to develop

点ける

Anlamı
1) açmak, lambayı açmak, aydınlatmak, elektriği yakmak, çalıştırmak [ichidan fiil, geçişli fiil]

Meaning
1) to turn on, to switch on, to light up [ichidan verb, transitive verb]

出かける

Anlamı
1) dışarı çıkmak, yola çıkmak, ayrılmak, gitmek [ichidan fiil, geçişsiz fiil]
2) ayrılmak üzere olmak, hemen çıkmak

Meaning
1) to go out (e.g. on an excursion or outing), to leave, to depart, to start, to set out [ichidan verb, intransitive verb]
2) to be about to leave, to be just going out

降りる

Anlamı
1) (dağ) inmek, aşağı inmek (özellikle 下りる) [ichidan fiil, geçişsiz fiil]
2) (otobüsten) inmek, yere inmek, karaya ayak basmak (özellikle 降りる)
3) istifa etmek, emekliye ayrılmak
4) (mal vb.) bağışlanmak, verilmek
5) (don, kırağı, çiy vs.) oluşmak (özellikle 降りる)
6) (vücuttan) (kurt vs.) çıkmak/düşmek

Meaning
1) to descend (e.g. a mountain), to go down, to come down (esp. 下りる) [ichidan verb, intransitive verb]
2) to alight (e.g. from bus), to get off, to disembark, to dismount (esp. 降りる)
3) to step down, to retire, to give up, to quit
4) to be granted, to be issued, to be given (esp. 下りる)
5) to form (of frost, dew, mist, etc.) (esp. 降りる)
6) to be passed (from the body; e.g. of a roundworm) (esp. 下りる)

居る

Anlamı
1) olmak, bulunmak, var olmak (canlılar için) [ichidan fiil, geçişsiz fiil]
2) kalmak, durmak, ikamet etmek, beklemek
3) -mış olma, … olmuş (Fiilin te çekiminden sonra; bir hareket veya durumun devam ettiğini gösterir.) [ichidan fiil, yardımcı fiil]

Meaning
1) to be (of animate objects), to exist [ichidan verb, intransitive verb]
2) to stay
3) to be …-ing, to have been …-ing (after the -te form of a verb; indicates continuing action or state) [ichidan verb, auxiliary verb]

忘れる

Anlamı
1) unutmak, hatırından çıkmak, ihmal etmek [ichidan fiil, geçişli fiil]

Meaning
1) to forget, to leave carelessly, to be forgetful of, to forget about, to forget (an article) [ichidan verb, transitive verb]