Menü Kapat

しき | 式 | denklem, formül | equation, formula |

Anlamı
1) denklem, formül, ifade [isim, isim (son ek)]
2) tören, merasim [isim, isim (son ek)]
3) stil, tarz [isim, isim (son ek)]
4) (ritsuryo) uygulama düzenlemeleri [arkaik, isim, isim (son ek)]

Meaning
1) equation, formula, expression [noun, noun (suffix)]
2) ceremony [noun, noun (suffix)]
3) style [noun, noun (suffix)]
4) enforcement regulations (of the ritsuryo) [archaism, noun, noun (suffix)]

こと | 事 | konu, mevzu | thing, matter |

Anlamı
1) konu, mevzu, mesele [isim]
2) olay, hadise, vaka, ciddi bir şey, karışıklık [isim]
3) durum, vaziyet, koşul, gidişat [isim]
4) iş, görev, mesele [isim]
5) çekimlenebilen kelimeden sonra, konuşmacının yakın hissetmediği bir şeyi gösteren bir ad öbeği meydana getirir. [isim]
6) adlaştırma son eki [isim (son ek)]
7) … süsü vermek, yalandan yapmak, yapmacık oynama [isim (son ek)]
8) takma isim, nam-ı diğer, farklı olarak bilinen (AことB gibi (A = takma ad, B = gerçek isim)) [isim]
9) ihtiyaç, gereksinim (〜ことはない gibi) [isim]
10) … yapmalısın, sana tavsiyem, o önemli [isim]

Meaning
1) thing, matter [noun]
2) incident, occurrence, event, something serious, trouble, crisis [noun]
3) circumstances, situation, state of affairs [noun]
4) work, business, affair [noun]
5) after an inflectable word, creates a noun phrase indicating something the speaker does not feel close to [noun]
6) nominalizing suffix [noun (suffix)]
7) pretending to …, playing make-believe … [noun (suffix)]
8) alias, also known as, otherwise known as, or (as AことB (A = alias, B = real name)) [noun]
9) necessity, need (as 〜ことはない) [noun]
10) you should …, I advise that you …, it’s important to … (as 〜ことだ) [noun]

関係 | bağlantı | relation | かんけい |

Anlamı
1) ilgi, alaka, bağlantı, rabıta, ilişki, münasebet (‘no’ edatı alabilir) [isim, suru fiili alan]
2) katılım, karışma, ilgilenme, dikkat (‘no’ edatı alabilir) [isim, suru fiili alan]
3) etki, tesir, sonuç (‘no’ edatı alabilir) [isim, suru fiili alan]
4) cinsel ilişki, cinsi münasebet [isim, suru fiili alan]
5) … ile ilgili, -e ait, … ile ilişkili, … bağlı [isim (son ek)]

Meaning
1) relation, relationship, connection (May take the particle ‘no’) [noun, taking verb suru]
2) participation, involvement, concern (May take the particle ‘no’) [noun, taking verb suru]
3) influence, effect (May take the particle ‘no’) [noun, taking verb suru]
4) sexual relations, sexual relationship [noun, taking verb suru]
5) related to, connected to [noun (suffix)]

一杯 | dolu | full | いっぱい |

Anlamı
1) bir kap dolusu gerekli miktar (örn. fincan dolusu, kaşık dolusu, vs.), bir içimlik miktar (‘no’ edatı alabilir) [isim, zarf, na-sıfatı]
2) dolu [na-sıfatı]
3) bir kalamar, ahtapot, yengeç, vs. bir bot, kayık [isim]
4) tamamen, tamamıyla, tam kapasite (‘no’ edatı alabilir) [zarf, na-sıfatı]
5) çok, epey, hayli
6) hepsi … , tümü … [isim (son ek), zarfsal isim]

Meaning
1) amount necessary to fill a container (e.g. cupful, spoonful, etc.), drink (usu. alcoholic) (May take the particle ‘no’) [noun, adverb, na-adjective]
2) full [na-adjective]
3) one squid, octopus, crab, etc., one boat [noun]
4) fully, to capacity (May take the particle ‘no’) [adverb, na-adjective]
5) a lot, much
6) all of …, the entire … [noun (suffix), adverbial noun]

にち | 日 | pazar günü | sunday |

Anlamı
1) pazar, pazar günü [kısaltma, isim]
2) gün (ay) (んち veya ち hem de) [son ek]
3) gün sayma birimi (んち veya ち hem de) [son ek, sayma birimi]
4) Japonya [kısaltma, isim, isim (son ek), isim (ön ek)]

Meaning
1) Sunday [abbreviation, noun]
2) day (of the month) (also んち or ち) [suffix]
3) counter for days (also んち or ち) [suffix, counter]
4) Japan [abbreviation, noun, noun (suffix), noun (prefix)]