Menü Kapat

一杯

Anlamı
1) bir kap dolusu gerekli miktar (örn. fincan dolusu, kaşık dolusu, vs.), bir içimlik miktar (‘no’ edatı alabilir) [isim, zarf, na-sıfatı]
2) dolu [na-sıfatı]
3) bir kalamar, ahtapot, yengeç, vs. bir bot, kayık [isim]
4) tamamen, tamamıyla, tam kapasite (‘no’ edatı alabilir) [zarf, na-sıfatı]
5) çok, epey, hayli
6) hepsi … , tümü … [isim (son ek), zarfsal isim]

Meaning
1) amount necessary to fill a container (e.g. cupful, spoonful, etc.), drink (usu. alcoholic) (May take the particle ‘no’) [noun, adverb, na-adjective]
2) full [na-adjective]
3) one squid, octopus, crab, etc., one boat [noun]
4) fully, to capacity (May take the particle ‘no’) [adverb, na-adjective]
5) a lot, much
6) all of …, the entire … [noun (suffix), adverbial noun]

Anlamı
1) pazar, pazar günü [kısaltma, isim]
2) gün (ay) (んち veya ち hem de) [son ek]
3) gün sayma birimi (んち veya ち hem de) [son ek, sayma birimi]
4) Japonya [kısaltma, isim, isim (son ek), isim (ön ek)]

Meaning
1) Sunday [abbreviation, noun]
2) day (of the month) (also んち or ち) [suffix]
3) counter for days (also んち or ち) [suffix, counter]
4) Japan [abbreviation, noun, noun (suffix), noun (prefix)]

Anlamı
1) orta, ortadaki, aradaki [isim, ön ek, son ek]
2) ılım, ılımlılık, ölçülülük, ölçülü olma [isim]
3) orta okul [kısaltma]
4) Çin [kısaltma]
5) (kitap) ikinci cilt, (3 ciltlik) orta cilt
6) iken, esnasında, boyunca, sırasında, süresince [isim (son ek)]
7) içinde, dışında

Meaning
1) medium, average, middle [noun, prefix, suffix]
2) moderation [noun]
3) middle school [abbreviation]
4) China [abbreviation]
5) volume two (of three) [abbreviation]
6) during (a certain time when one did or is doing something), under (construction, etc.), while [noun (suffix)]
7) in, out of, of the

余り

Anlamı
1) kalan, artan, artık, kalıntı, fazla, fazla olan (‘no’ edatı alabilir) (Anlamı あまり ile sınırlı) [na-sıfatı, zarf, isim, isim (son ek)]
2) (değil) çok (olumsuz cümlede) [zarf]
3) fazla, aşırı, fazlaca, çok fazla (özellikle あまりに(も))
4) en uç nokta, sınır, son derece, büyük, muazzam
5) -den fazla, daha fazla, aşırı (Anlamı あまり ile sınırlı) [isim (son ek)]

Meaning
1) remainder, remnant, rest, balance, surplus, remains (of a meal), leftovers (May take the particle ‘no’) (Meaning restricted to あまり) [na-adjective, adverb, noun, noun (suffix)]
2) (not) very, (not) much (with neg. sentence) [adverb]
3) too much, excessively, overly (esp. as あまりに(も))
4) extreme, great, severe, tremendous, terrible
5) more than, over (Meaning restricted to あまり) [noun (suffix)]

Anlamı
1) kapı, geçit [isim, isim (son ek)]
2) bir ustanın öğretilerine dayanarak öğrenme yöntemi (Anlamı もん ile sınırlı)
3) bölünme (Anlamı もん ile sınırlı) [biyoloji terimi]
4) (askeri) top sayma birimi (Anlamı もん ile sınırlı) [sayma birimi]

Meaning
1) gate [noun, noun (suffix)]
2) branch of learning based on the teachings of a single master (Meaning restricted to もん)
3) division, phylum (Meaning restricted to もん) [biology term]
4) counter for cannons (Meaning restricted to もん) [counter]

Anlamı
1) (yaklaşık) zaman, çevresinde, sularında, aşağı yukarı, yaklaşık (son ek gibi kullanıldığında ごろ) [isim, zarfsal isim, isim (son ek)]
2) uygun zaman (veya durum)
3) yılın belli zamanı, sezon, mevsim

Meaning
1) (approximate) time, around, about, toward (ごろ when used as a suffix) [noun, adverbial noun, noun (suffix)]
2) suitable time (or condition)
3) time of year, season