Menü Kapat

Anlamı
1) büyükbaş hayvanları (örn. inek başı), koleksiyon için biriktirilen böcekleri, kask/maske vs. saymak için kullanılır. [sayma birimi]

Meaning
1) counter for large animals (e.g. head of cattle), counter for insects in a collection, counter for helmets, masks, etc. [counter]

Anlamı
1) -lar, -ler, çoğul yapma eki, çoğaltma son eki [son ek]
2) falan, filan, öyle bir şey, kadar, civarında, yaklaşık
3) adlaştırma eki (bir sıfatın kökünden sonra)

Meaning
1) pluralizing suffix [suffix]
2) or so, rough indicator of direction, location, amount, etc.
3) nominalizing suffix (after the stem of an adjective)

打ち付ける

Anlamı
1) çivilemek, mıhlamak, çivi çakmak [ichidan fiili, geçişli fiil]
2) vurmak, çarpmak
3) atmak, fırlatmak

Meaning
1) to nail [ichidan verb, transitive verb]
2) to knock, to bang (e.g. one’s head), to strike (hard)
3) to throw (e.g. a rock), to fling

以後

Anlamı
1) bundan sonra, bundan böyle, şimdiden sonra, şu andan itibaren [zarfsal isim, isim (zamansal)]
2) sonra, ondan sonra, o andan itibaren, o andan sonra (özellikle あれ, それ veya bir fiilin te çekiminden sonra)

Meaning
1) after this, from now on, hereafter [adverbial noun, noun (temporal)]
2) thereafter, since (then), after (esp. after あれ, それ or the -te form of a verb)

Anlamı
1) çok, pek, gayet, epeyce, oldukça [zarf]
2) 10^48, kendesilyon (Anlamı 極 ile sınırlı) [sayısal]

Meaning
1) quite, very [adverb]
2) 10^48, quindecillion (Meaning restricted to 極) [numeric]

生ずる

Anlamı
1) üretmek, yapmak, imal etmek (生ずる, 生じる ‘dan daha edebidir) [ichidan fiili, geçişsiz fiil]
2) -den kaynaklanmak, ileri gelmek

Meaning
1) to produce, to yield, to cause (生ずる is more literary than 生じる) [ichidan verb, intransitive verb]
2) to result from, to arise, to be generated