Menü Kapat

Anlamı
1) pazar, pazar günü [kısaltma, isim]
2) gün (ay) (んち veya ち hem de) [son ek]
3) gün sayma birimi (んち veya ち hem de) [son ek, sayma birimi]
4) Japonya [kısaltma, isim, isim (son ek), isim (ön ek)]

Meaning
1) Sunday [abbreviation, noun]
2) day (of the month) (also んち or ち) [suffix]
3) counter for days (also んち or ち) [suffix, counter]
4) Japan [abbreviation, noun, noun (suffix), noun (prefix)]

Anlamı
1) de, dahi, hem, hem de, ayrıca, üstelik (negatif cümlelerde) [edat]
2) hem A hem de B, A ve B, ne A ne de B (negatif cümlelerde) (AもBも gibi)
3) bile, dahi, hatta, üstelik, kadar, bile, olduğu sürece, sürece, şartıyla, yeter ki (miktar vs. ile ilgili şüphenin olmadığını veya vurgulamak için kullanılır.)
4) bile, olsa bile, rağmen, olsa da, öyle de olsa (〜ても, 〜でも, 〜とも vs. gibi sık sık)
5) daha, daha fazla, bundan başka, çok, fazla şey, fazlalık, tekrar, yine, gene, yeniden, bir daha [konuşma dili, kısaltma, zarf]

Meaning
1) too, also, in addition, as well, (not) either (in a negative sentence) [particle]
2) both A and B, A as well as B, neither A nor B (in a negative sentence) (as AもBも)
3) even, as much as, as many as, as far as, as long as, no less than, no fewer than (used for emphasis or to express absence of doubt regarding a quantity, etc.)
4) even if, even though, although, in spite of (often as 〜ても, 〜でも, 〜とも, etc.)
5) further, more, again, another, the other [colloquialism, abbreviation, adverb]

Anlamı
1) kırmızı, kızıl [isim]
2) kırmızımsı, kırmızılı renk
3) kırmızı, komünist (sık sık アカ biçiminde kullanılır) [konuşma dili]
4) kırmızı (trafik) ışığı [kısaltma]
5) kırmızı mürekkep (finans alanında veya düzeltme), kırmızılı [kısaltma]
6) bütün, tam, toplam, tutar, mükemmel (‘no’ edatı alabilir)
7) bakır (Cu) (Anlamı 赤 ile sınırlı) [kısaltma, isim]
8) kırmızı şiir kurdele kartı (hanafuda oyunu) [kısaltma]

Meaning
1) red, crimson, scarlet [noun]
2) red-containing colour (e.g. brown, pink, orange)
3) Red (i.e. communist) (often written as アカ) [colloquialism]
4) red light (traffic) [abbreviation]
5) red ink (i.e. in finance or proof-reading), (in) the red [abbreviation]
6) complete, total, perfect, obvious (May take the particle ‘no’)
7) copper (Cu) (Meaning restricted to 赤) [abbreviation, noun]
8) red poetry ribbon card (in hanafuda) [abbreviation]

Anlamı
1) orta, ortadaki, aradaki [isim, ön ek, son ek]
2) ılım, ılımlılık, ölçülülük, ölçülü olma [isim]
3) orta okul [kısaltma]
4) Çin [kısaltma]
5) (kitap) ikinci cilt, (3 ciltlik) orta cilt
6) iken, esnasında, boyunca, sırasında, süresince [isim (son ek)]
7) içinde, dışında

Meaning
1) medium, average, middle [noun, prefix, suffix]
2) moderation [noun]
3) middle school [abbreviation]
4) China [abbreviation]
5) volume two (of three) [abbreviation]
6) during (a certain time when one did or is doing something), under (construction, etc.), while [noun (suffix)]
7) in, out of, of the

Anlamı
1) esnaf evi, ticaret evi (genelde çırakların kaldığı yer) [isim]
2) kiralık ev
3) dükkan, mağaza, iş yeri (棚 şeklinde de yazılır. Orijinal anlamı) [kısaltma]

Meaning
1) merchant’s home [noun]
2) rented home
3) store, shop (orig. meaning, also written as 棚) [abbreviation]

Anlamı
1) kuzey [isim]
2) kuzey, kuzey bölgeleri
3) Kuzey Kore [kısaltma]
4) kuzey rüzgarı [arkaik]

Meaning
1) north [noun]
2) the North, northern territories
3) North Korea [abbreviation]
4) north wind [archaism]

Anlamı
1) kedi [isim]
2) şamisen, sangen, baçi (Bir tür mızrap ile çalınan üç telli bir Japon çalgısıdır. )
3) geyşa
4) el arabası [kısaltma]
5) kil yatak ısıtıcı [kısaltma]
6) alt, alttaki, homoseksüel ilişkideki uysal partner [konuşma dili]

Meaning
1) cat (esp. the domestic cat, Felis catus) [noun]
2) shamisen
3) geisha
4) wheelbarrow [abbreviation]
5) clay bed-warmer [abbreviation]
6) bottom, submissive partner of a homosexual relationship [colloquialism]