Menü Kapat

はっきり

Anlamı
1) açıkça, apaçık, anlaşılır biçimde [yansıma sözcük, zarf, zarf (to edatı alan)]
1) açık olmak, belli olmak, kesin olmak, emin olmak, belirmek (sık sık はっきりした gibi) [suru fiili alan]

Meaning
1) clearly, plainly, distinctly [onomatopoeic or mimetic word, adverb, adverb taking the ‘to’ particle]
2) to be clear, to be definite, to be certain, to be exact, to become clear, to clear up (often as はっきりした) [taking verb suru]

どんどん

Anlamı
1) davul çalma, vurma, vuruş, gürleme [yansıma sözcük, zarf, zarf (to edatı alan)]
2) hızla, seri bir şekilde, çarçabuk [yansıma sözcük]
3) sürekli olarak, durmadan, birbiri ardına, peşpeşe, ardarda [yansıma sözcük]

Meaning
1) drumming (noise), beating, pounding, banging, booming, stamping [onomatopoeic or mimetic word, adverb, adverb taking the ‘to’ particle]
2) rapidly, quickly, steadily [onomatopoeic or mimetic word]
3) continuously, one after the other, in succession [onomatopoeic or mimetic word]

ずっと

Anlamı
1) bazı durumlarda aralıksız devam eden (mesafe, zaman için), boyunca, süresince, başından beri, tamamen (ずーっと ve ずうっと daha vurgulu) [zarf]
2) (daha iyi) çok, epey, hayli, (öbürlerinden) kat kat daha
3) çok uzak, uzun süre önce
4) direkt, doğru, dolaysız, düz, doğruca

Meaning
1) continuously in some state (for a long time, distance), throughout, all along, the whole time, all the way (ずーっと and ずうっと are more emphatic) [adverb]
2) much (better, etc.), by far, far and away
3) far away, long ago
4) direct, straight

すっと

Anlamı
1) düz, doğru, doğrudan, dosdoğru (スーッと veすうっと daha vurgulu) [yansıma sözcük, zarf, suru fiili alan]
2) sessizce, nazikçe, usulca [yansıma sözcük]
3) dinçleşmek, tatmin olmak [suru fiili alan]

Meaning
1) straight, quickly, directly, all of a sudden (スーッと and すうっと are more emphatic) [onomatopoeic or mimetic word, adverb, taking verb suru]
2) quietly, gently, softly [onomatopoeic or mimetic word]
3) to feel refreshed, to feel satisfied [taking verb suru]