Menü Kapat

Anlamı
1) pazar, pazar günü [kısaltma, isim]
2) gün (ay) (んち veya ち hem de) [son ek]
3) gün sayma birimi (んち veya ち hem de) [son ek, sayma birimi]
4) Japonya [kısaltma, isim, isim (son ek), isim (ön ek)]

Meaning
1) Sunday [abbreviation, noun]
2) day (of the month) (also んち or ち) [suffix]
3) counter for days (also んち or ち) [suffix, counter]
4) Japan [abbreviation, noun, noun (suffix), noun (prefix)]

Anlamı
1) kutu, sandık [isim]
2) vagon, kabin, yolcu bölümü (tren, balon, zeplin vs.)
3) şamisen kutusu, şamisen
4) kamu binası, devlet binası (sık sık ハコ da yazılır) [konuşma dili]
5) bir geyşanın şamisen kutusunu taşıyan adam [arkaik]
6) bebek bezi, çiş bezi [arkaik]
7) kutu (veya kutulanmış eşya) sayma birimi [son ek, sayma birimi]

Meaning
1) box, case, chest, package, pack, crate [noun]
2) car (of a train, etc.)
3) shamisen case, shamisen
4) public building, community building (often written as ハコ) [colloquialism]
5) man who carries a geisha’s shamisen [archaism]
6) receptacle for human waste, feces (faeces) [archaism]
7) counter for boxes (or boxed objects) [suffix, counter]

Anlamı
1) kapı, geçit [isim, isim (son ek)]
2) bir ustanın öğretilerine dayanarak öğrenme yöntemi (Anlamı もん ile sınırlı)
3) bölünme (Anlamı もん ile sınırlı) [biyoloji terimi]
4) (askeri) top sayma birimi (Anlamı もん ile sınırlı) [sayma birimi]

Meaning
1) gate [noun, noun (suffix)]
2) branch of learning based on the teachings of a single master (Meaning restricted to もん)
3) division, phylum (Meaning restricted to もん) [biology term]
4) counter for cannons (Meaning restricted to もん) [counter]

Anlamı
1) küçükbaş hayvanları saymak için (Anlamı ひき ile kısıtlı) [sayma birimi]
2) kumaş topu saymak için
3) at (beygir) sayma birimi (Anlamı ひき ile kısıtlı) [arkaik]
4) kumaş topu/rulo [isim] 

Meaning
1) counter for small animals (Meaning restricted to ひき) [counter]
2) counter for rolls of cloth (two han in size)
3) counter for horses (Meaning restricted to き) [archaism]
4) roll of cloth [noun]

Anlamı
1) büyükbaş hayvanları (örn. inek başı), koleksiyon için biriktirilen böcekleri, kask/maske vs. saymak için kullanılır. [sayma birimi]

Meaning
1) counter for large animals (e.g. head of cattle), counter for insects in a collection, counter for helmets, masks, etc. [counter]

Anlamı
1) gece sayma birimi [ichi, ni, san sayma sistemindeki sayılardan sonra] [sayma birimi]

Meaning
1) counter for nights (after numbers in the ichi, ni, san counting system) [counter]

Anlamı
1) düz nesnelerin (örneğin; bir yaprak kağıt) sayımında kullanılır [sayma birimi]
2) pozisyon, duruş, görev, mevki, statü, rol vs. saymak için kullanılır. [arkaik]
3) yemek porsiyonu saymak için kullanılır. (Şimdi sadece gyōza ve soba yiyecekleri için kullanılıyor.) [arkaik]
4) sumo da bir seviyedeki insan sayısını belirtmek için kullanılır. [sumo terimi]

Meaning
1) counter for flat objects (e.g. sheets of paper) [counter]
2) counter for positions or roles [archaism]
3) counter for food portions (now only gyōza and soba) [archaism]
4) counter for ranking level [sumo term]

Anlamı
1) kitap, cilt [isim]
2) bu, bu kadar, böyle [ön ek]
3) asıl, esas, başlıca, ana, temel
4) gerçek, hakiki, doğru
5) uzun silindirik nesnelerin sayımı, film, TV programı vs. sayımı, maçlardaki gollerin sayımı, telefon çağrılarının sayımı için kullanılır. (Bazen ぼん veya ぽん diye söylendiği de olur.) [son ek, sayma birimi]

Meaning
1) book, volume, script [noun]
2) this, present [prefix]
3) main, head
4) real, regular
5) counter for long cylindrical things, counter for films, TV shows, etc., counter for goals, home runs, etc., counter for telephone calls (sometimes pronounced ぼん or ぽん) [suffix, counter]

Anlamı
1) giysi, elbise (özellikle Batı kıyafetleri) [isim, isim (ön ek)]
2) ilaç dozu, çay yudumu, sigara nefesi vs. için sayma birimi [sayma birimi, ön ek]

Meaning
1) clothes (esp. Western clothes) [noun, noun (prefix)]
2) counter for doses of medicine, gulps of tea, drags of a cigarette, etc. [counter, suffix]