Menü Kapat

暫く | bir an için | for a moment | しばらく |

Anlamı
1) bir an için, bir dakikalığına [zarf, ‘suru’ yardımcı fiilini alan isim veya sıfat-fiil]
2) kısa bir süre, bir müddet [zarf]
3) şimdilik, şu an için [zarf]
4) uzun süre oldu, çoktandır görüşmedik [ünlem]

Meaning
1) for a moment, for a minute [adverb, noun or participle which takes the aux. verb suru]
2) for a while, for some time [adverb]
3) for the time being, for now [adverb]
4) it’s been a long time, long time no see [interjection]

うそ | 嘘 | yalan, uydurma | lie |

Anlamı
1) yalan, uydurma (‘no’ edatı alabilir) [isim]
2) yanlış, hata, yanlışlık
3) akılsızca hareket, kötü karar [isim]
4) asla olmaz!, mümkünü yok!, asla!, katiyen!, inanılmaz!, öyle mi?, cidden mi?, Hay Allah! [konuşma dili, ünlem]

Meaning
1) lie, fib, falsehood, untruth (May take the particle ‘no’) [noun]
2) mistake, error
3) unwise move, bad decision [noun]
4) no way!, unbelievable!, really?! [colloquialism, interjection]

斯う | bu şekilde | in this way | こう |

Anlamı
1) bu şekilde, böyle, böylece (konuşana yakın biri veya bir şey için, konuşan kendisinin dahil olduğunu veya konuşanın düşünceleri için kullanılır.) [zarf]
2) ah! (sözül duraklamalarda kullanılan ünlem) [ünlem]

Meaning
1) in this way, thus, such (used for something or someone close to the speaker, including the speaker himself, or for the opinions of the speaker) [adverb]
2) uh… (interjection used as a verbal pause) [interjection]

さよなら | elveda | goodbye |

Anlamı
1) elveda, güle güle, hoşça kal [ünlem]
2) veda etme (örn, bekarlığa), son verme [isim, ‘suru’ yardımcı fiilini alan isim veya sıfat-fiil]
3) veda, son(gösteri, parti vs.), final, son, oyun kazanma [isim, isim veya fiili niteleyen]

Meaning
1) goodbye, so long, farewell [interjection]
2) saying goodbye to (e.g. life as a bachelor), putting an end to, parting with [noun, noun or participle which takes the aux. verb suru]
3) farewell (performance, party, etc.), final, last, game-winning (e.g. hit) [noun or verb acting prenominally]

なに | 何 | ne, hangi | what |

Anlamı
1) ne, hangi (‘no’ edatı alabilir) [zamir]
2) kaç, kaç tane (sonrasında sayma birimi kullanılır) (Anlamı なん ile sınırlı) [ön ek]
3) çok sayıda, çok (sonrasında (isteğe bağlı sayı), sayma birimi ve も) (Anlamı なん ile sınırlı)
4) noldu biliyor musun?, bak ne diyeceğim [isim]
5) adı her ne ise, nasıl bir ifadeyle [ünlem]
6) ne? (şaşkınlık ifadesi)
7) hey, hay allah (sinirlilik ifadesi)

Meaning
1) what (May take the particle ‘no’) [pronoun]
2) how many (followed by a counter) (Meaning restricted to なん) [prefix]
3) large number of, many (followed by (optional number), counter and も)(Meaning restricted to なん)
4) you-know-what, that [noun]
5) whatsit, what’s the expression, what do you call them [interjection]
6) what? (expressing surprise)
7) hey! (expressing anger or irritability)

嗚呼 | ah!, oh! | ah!, oh! | ああ |

Anlamı
1) ah!, oh!, ne yazık ki! (於乎, 於戯, 嗟乎, 嗟夫, 吁, vs. gibi de yazılır) [ünlem]
2) evet, gerçekten, bu doğru
3) aah, gah, argh (şaşkınlık, sevinç, öfke belirtir)
4) hey!, hay allah!
5) hı-hı!, evet evet!, doğru!, anladım!

Meaning
1) ah!, oh!, alas! (also written as 於乎, 於戯, 嗟乎, 嗟夫, 吁, etc.) [interjection]
2) yes, indeed, that is correct
3) aah, gah, argh (in exasperation)
4) hey!, yo!
5) uh huh, yeah yeah, right, gotcha