Menü Kapat

斯う

Anlamı
1) bu şekilde, böyle, böylece (konuşana yakın biri veya bir şey için, konuşan kendisinin dahil olduğunu veya konuşanın düşünceleri için kullanılır.) [zarf]
2) ah! (sözül duraklamalarda kullanılan ünlem) [ünlem]

Meaning
1) in this way, thus, such (used for something or someone close to the speaker, including the speaker himself, or for the opinions of the speaker) [adverb]
2) uh… (interjection used as a verbal pause) [interjection]

さよなら

Anlamı
1) elveda, güle güle, hoşça kal [ünlem]
2) veda etme (örn, bekarlığa), son verme [isim, suru fiili alan]
3) veda, son(gösteri, parti vs.), final, son, oyun kazanma [isim, isim veya fiili niteleyen]

Meaning
1) goodbye, so long, farewell [interjection]
2) saying goodbye to (e.g. life as a bachelor), putting an end to, parting with [noun, taking verb suru]
3) farewell (performance, party, etc.), final, last, game-winning (e.g. hit) [noun or verb acting prenominally]

Anlamı
1) hayır, ret, yok [ünlem]
2) peki, iyi, neden
3) rica ederim, bir şey değil, lafı bile olmaz

Meaning
1) no, nay [interjection]
2) well, er, why
3) you’re welcome, not at all, don’t mention it

Anlamı
1) ne, hangi (‘no’ edatı alabilir) [zamir]
2) kaç, kaç tane (sonrasında sayma birimi kullanılır) (Anlamı なん ile sınırlı) [ön ek]
3) çok sayıda, çok (sonrasında (isteğe bağlı sayı), sayma birimi ve も) (Anlamı なん ile sınırlı)
4) noldu biliyor musun?, bak ne diyeceğim [isim]
5) adı her ne ise, nasıl bir ifadeyle [ünlem]
6) ne? (şaşkınlık ifadesi)
7) hey, hay allah (sinirlilik ifadesi)

Meaning
1) what (May take the particle ‘no’) [pronoun]
2) how many (followed by a counter) (Meaning restricted to なん) [prefix]
3) large number of, many (followed by (optional number), counter and も)(Meaning restricted to なん)
4) you-know-what, that [noun]
5) whatsit, what’s the expression, what do you call them [interjection]
6) what? (expressing surprise)
7) hey! (expressing anger or irritability)

嗚呼

Anlamı
1) ah!, oh!, ne yazık ki! (於乎, 於戯, 嗟乎, 嗟夫, 吁, vs. gibi de yazılır) [ünlem]
2) evet, gerçekten, bu doğru
3) aah, gah, argh (şaşkınlık, sevinç, öfke belirtir)
4) hey!, hay allah!
5) hı-hı!, evet evet!, doğru!, anladım!

Meaning
1) ah!, oh!, alas! (also written as 於乎, 於戯, 嗟乎, 嗟夫, 吁, etc.) [interjection]
2) yes, indeed, that is correct
3) aah, gah, argh (in exasperation)
4) hey!, yo!
5) uh huh, yeah yeah, right, gotcha

うん

Anlamı
1) evet, hı-hı [ünlem]
2) Hım …/Hı …, Sahi!/Eh!/Haydi!
3) oof (inilti (acı)) (Anlamı うん  ile sınırlı)

Meaning
1) yes, yeah, uh huh [interjection]
2) hum, hmmm, well, erm
3) oof (moan or groan (of pain)) (Meaning restricted to うん )

頼む

Anlamı
1) rica etmek, istemek, talep etmek [godan fiili, geçişli fiil]
2) aramak, sipariş vermek, rezerve etmek
3) emanet etmek, bırakmak
4) güvenmek (özellikle 恃む)
5) lütfen, rica ederim, lütfen yapar mısın? [konuşma dili, ünlem]

Meaning
1) to request, to beg, to ask [godan verb, transitive verb]
2) to call, to order, to reserve
3) to entrust to
4) to rely on (esp. 恃む)
5) please, please do [colloquialism, interjection]

煩い

Anlamı
1) gürültülü, patırtılı, sesli [i-sıfatı]
2) can sıkıcı, rahatsız edici, kızdırıcı, sinirlendirici
3) titiz, zor beğenen, detaycı, mızmız, telaşlı
4) kapa çeneni! , sessiz ol! [ünlem]

Meaning
1) noisy, loud [i-adjective]
2) annoying, troublesome, tiresome, persistent, importunate
3) fussy, finicky, picky, particular, nagging, fastidious, bossy
4) shut up!, be quiet! [interjection]

如何して

Anlamı
1) nasıl, ne durumda, ne şekilde, hangi yola [zarf]
2) neden, niçin, niye, hangi sebeple
3) muhtemelen olamaz
4) Asla!/Katiyen! (sık sık どうして, どうして gibi) [ünlem]

Meaning
1) how, in what way, by what means [adverb]
2) why, for what reason, for what purpose, what for
3) cannot possibly
4) no way (often as. どうして, どうして) [interjection]