Menü Kapat

で | -de, -da; -diği zaman | at, in; when |

Anlamı
1) -de, -da [edat]
2) -diği zaman, -iken
3) ile, vasıtasıyla
4) ve sonra, böylece [bağlaç]
5) ve, ile [yardımcı]
6) bırak da sana söyleyeyim, haberin yok mu? [Kansai ağzı, edat]

Meaning
1) at, in [particle]
2) at, when
3) by, with
4) and then, so [conjunction]
5) and, then [auxiliary]
6) let me tell you, don’t you know [Kansai-ben, particle]

そろ | 候 | -dır, -dir, olmak | to be |

Anlamı
1) -dır, -dir, olmak (Koşaçtan sonra “de” veya “ni” kullanıldığında “aru” fiili yerine kullanılır.) [arkaik, kibar dil, yardımcı]
2) yapmak (Fiil kökünden sonra “masu” yerine kullanılır.) [arkaik, kibar dil]

Meaning
1) to be (auxiliary used in place of “aru” after “de” or “ni” when forming a copula) [archaism, polite language, auxiliary]
2) to do (auxiliary used in place of “-masu” after a -masu stem) [

なら | eğer, ise, şayet | if, in case |

Anlamı
1) eğer, ise, şayet, durumunda, (-dığı) takdirde (Bazen varsayılan koşaç だ ve なり gibi bir edat olarak kullanılır. ) [yardımcı]
2) ise, derseniz, sorarsanız, (bana) gelince (Anlamı なら ile sınırlı.)
3) öyleyse, eğer öyleyse, söylenenler doğruysa, hal böyleyse [konuşma dili, kısaltma, bağlaç]
4) eğer mümkünse, mümkünse, mümkün olursa, koşullar izin verirse (Anlamı ならば ile sınırlı.)

Meaning
1) if, in case, if it is the case that, if it is true that (hypothetical form of the copula だ, from なり and sometimes classed as a particle) [auxiliary]
2) as for, on the topic of (Meaning restricted to なら)
3) if that’s the case, if so, that being the case [colloquialism, abbreviation, conjunction]
4) if possible, if circumstances allow (Meaning restricted to ならば)

じゃあ | o zaman, bu yüzden | then, well |

Anlamı
1) o zaman, bu yüzden, ondan dolayı [bağlaç, ünlem]
2) で ve は edatlarnın birleşimi olarak cümle sonunda kullanılır.
3) düz bildirme edatı (koşaç) olarak kullanılır. [Kansai ağzı, yardımcı]

Meaning
1) then, well, so, well then [conjunction, interjection]
2) combination of で and は particles
3) plain copula [Kansai-ben, auxiliary]