Menü Kapat

間 | boşluk | space | あいだ |

Anlamı
1) boşluk, aralık, mesafe [zarfsal isim, isim]
2) zaman, fasıla, ara [isim (zamansal)]
3) süre, müddet, dönem [zarfsal isim, isim, isim (zamansal)]
4) bağ, bağıntı, ilgi, ilişki, alâka, münasebet [zarfsal isim, isim]
5) üyeler (içinde, arasında) [zarfsal isim, isim]
6) nedeniyle, yüzünden (Anlamı あいだ ile sınırlı) [arkaik, bağlaç]

Meaning
1) space (between), gap, interval, distance [adverbial noun, noun]
2) time (between), pause, break [temporal noun]
3) span (temporal or spatial), stretch, period (while) [adverbial noun, noun, temporal noun]
4) relationship (between, among) [adverbial noun, noun]
5) members (within, among) [adverbial noun, noun]
6) due to, because of (Meaning restricted to あいだ) [archaism, conjunction]

一生懸命

Anlamı
1) büyük bir gayretle, azmederek, gayretle, bütün gücüyle, olanca kuvvetiyle, canını dişine takarak [yojijukugo, na-sıfatı, zarfsal isim, isim]

Meaning
1) very hard, with utmost effort, with all one’s might, for dear life [yojijukugo, na-adjective, adverbial noun, noun]

一杯

Anlamı
1) bir kap dolusu gerekli miktar (örn. fincan dolusu, kaşık dolusu, vs.), bir içimlik miktar (‘no’ edatı alabilir) [isim, zarf, na-sıfatı]
2) dolu [na-sıfatı]
3) bir kalamar, ahtapot, yengeç, vs. bir bot, kayık [isim]
4) tamamen, tamamıyla, tam kapasite (‘no’ edatı alabilir) [zarf, na-sıfatı]
5) çok, epey, hayli
6) hepsi … , tümü … [isim (son ek), zarfsal isim]

Meaning
1) amount necessary to fill a container (e.g. cupful, spoonful, etc.), drink (usu. alcoholic) (May take the particle ‘no’) [noun, adverb, na-adjective]
2) full [na-adjective]
3) one squid, octopus, crab, etc., one boat [noun]
4) fully, to capacity (May take the particle ‘no’) [adverb, na-adjective]
5) a lot, much
6) all of …, the entire … [noun (suffix), adverbial noun]

以上

Anlamı
1) en az, -den az değil,’den az olmamak koşuluyla, …ve daha fazla, …ve yukarıya [zarfsal isim, isim (zamansal)]
2) -den başka, bundan başka, ayrıca, -den daha, -den daha fazla
3) yukarıda sözü edilen, üstte gösterilen, yukarıdaki, adı geçen
4) -diğine göre, mademki, madem
5) hepsi bu kadar, bu son

Meaning
1) not less than, … and more, … and upwards [adverbial noun, noun (temporal)]
2) beyond … (e.g. one’s means), further (e.g. nothing further to say), more than … (e.g. cannot pay more than that)
3) above-mentioned, foregoing
4) since …, seeing that …
5) this is all, that is the end, the end

Anlamı
1) kısa bir süre önce, az önce, az önce, hemen şimdi, demin [zarfsal isim, isim (zamansal)]

Meaning
1) a short while ago, a moment ago, just now, some time ago [adverbial noun, noun (temporal)]

Anlamı
1) on bin, 10.000 (萬 , resmi belgelerde kullanılır) [sayısal]
2) çok büyük sayı (‘no’ edatı alabilir) [isim]
3) her şey (Anlamı よろず ile sınırlı) [zarfsal isim]
4) çeşitli, türlü, birçok, çeşit çeşit (Anlamı よろず ile sınırlı) (‘no’ edatı alabilir) [arkaik, isim]

Meaning
1) 10,000, ten thousand (萬 is sometimes used in legal documents) [numeric]
2) myriad (May take the particle ‘no’) [noun]
3) everything, all (Meaning restricted to よろず) [adverbial noun]
4) various (Meaning restricted to よろず) (May take the particle ‘no’) [archaism, noun]